İkinci Bölüm
Bir orman yangınını söndürmenin en kolay yolu…
Onun hiç başlamamasını sağlamaktır.
Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede başarılı ülkeler artık bu anlayışla hareket ediyor.
Milyonlarca doları yalnız uçaklara ve helikopterlere harcamıyorlar.
Yangın çıkmadan önce alınacak önlemlere yatırım yapıyorlar.
Çünkü biliyorlar ki…
En ucuz yangın… hiç başlamayan yangındır.
…
Türkiye’de ise hâlâ birçok kişi yangın önlemini kapının arkasındaki 5 litrelik yangın söndürme tüpünden ibaret sanıyor.
Elbette o tüp ilk saniyelerde hayat kurtarabilir.
Küçük bir yangını büyümeden söndürebilir.
Ama birkaç metreyi aşan bir orman yangını karşısında tek başına yeterli değildir.
Asıl mücadele…
Yangın çıkmadan önce kurulan sistemdir.
…
Bugün orman kenarında milyonlarca liralık evler…
Siteler…
Oteller…
Çiftlikler yapılıyor.
İnsanlar manzaraya milyonlar ödüyor.
Ama aynı insanlar, o evi koruyacak yangın altyapısına yatırım yapmayı çoğu zaman gereksiz görüyor.
Sonra da yangın çıktığında…
Devletten…
İtfaiyeden…
Orman teşkilatından mucize bekleniyor.
Oysa orman kenarında yaşamanın yalnız ayrıcalığı değil…
Sorumluluğu da vardır.
…
Ormanla iç içe yaşayan her yerleşim alanında ortak yangın güvenlik sistemi kurulmalıdır.
Yeterli su depoları…
Hidrant hatları…
Elektrik kesintisine karşı jeneratörler…
Güçlü hidroforlar…
Yangına dayanıklı hortum sistemleri…
Ve düzenli tatbikatlar…
Bunlar lüks değil…
Hayat sigortasıdır.
…
Dünyanın birçok ülkesinde bu sistemler tavsiye edilmiyor…
Zorunlu tutuluyor.
Yangın riski yüksek bölgelerde yapılaşmanın bedeli yalnız arsa satın almak değildir.
Yangına hazır olmaktır.
Çünkü bir kişinin ihmali…
Komşusunun evini de yakabilir.
Bir mahallenin geleceğini de.
…
Bence Türkiye’nin artık cesur bir karar almasının zamanı geldi.
Orman sınırındaki sitelere…
Otellere…
Tatil köylerine…
Çiftliklere…
Ve yeni yapılacak bütün yerleşim alanlarına…
Yangın güvenlik altyapısı kurulmadan iskan verilmemelidir.
Su deposu olmayan…
Hidrant sistemi bulunmayan…
Elektrik kesildiğinde çalışacak jeneratörü olmayan…
Tatbikat yapmayan tesisler…
“Nasıl olsa itfaiye gelir.” anlayışıyla faaliyet göstermemelidir.
Çünkü yangın…
Kimseyi beklemez.
…
Bu görev yalnız Orman Genel Müdürlüğü’nün değildir.
Belediyelerin…
İtfaiyenin…
Valiliklerin…
Kaymakamlıkların…
Ve site yönetimlerinin de sorumluluğu vardır.
Yangın güvenliği, bina güvenliği kadar vazgeçilmez bir standart hâline gelmelidir.
…
Bodrum’da yaz aylarında kuruyan otlar, çam ibreleri ve makilik alanlar kilometrelerce uzanıyor.
Kıvılcıma bile gerek kalmadan tutuşabilecek bölgeler var.
Buraların sezon başlamadan temizlenmesi…
Orman içlerinin ve yol kenarlarının düzenli bakımı…
Yerel yönetimlerle Orman Genel Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla mümkün olabilir.
Çünkü yangınla mücadele…
Yangın çıktıktan sonra değil…
Aylar önce başlar.
…
Bu yazı dizisinin ilk bölümünde söylemiştik.
Yangınlar alevlerle başlamaz.
İhmallerle başlar.
İşte bu yüzden…
Bir hidrant…
Bir su deposu…
Bir jeneratör…
Bir hidrofor…
Bazen milyonlarca liralık uçaklardan daha değerli olabilir.
Çünkü onlar…
Yangının ilk dakikalarında oradadır.
…
Yarın…
Yangın başladığında dakikaların neden saatlerden daha değerli olduğunu…
Arazözlerin, iş makinelerinin, orman işçilerinin ve doğru yönetimin neden yangının kaderini değiştirdiğini konuşacağız.































