İnsanlar ölüyor, hayvanlar yanıyor, ormanlar kül oluyor. Bütün bunların nedeni, otomobil camından atılan tek bir izmarit.
Otomobilin camı açılıyor.
Yanan sigara izmariti yol kenarına fırlatılıyor.
Sürücü yoluna devam ediyor.
İzmarit kuru otları tutuşturuyor. Rüzgâr çıkıyor. Alevler makiliğe, oradan ormana ulaşıyor.
Uçaklar kalkıyor, helikopterler havalanıyor, itfaiyeciler alevlerin içine giriyor.
Evler boşaltılıyor.
İnsanlar ölüyor.
Hayvanlar yanarak can veriyor.
Yüzlerce, bazen binlerce hektar orman kül oluyor.
Felaketin başlangıcında tek bir hareket var:
Bir magandanın otomobilin camından attığı yanmakta olan sigara izmariti.
İki saniyelik keyif…
Ardından yıllarca geri getirilemeyecek ormanlar, ölen hayvanlar, kaybedilen evler ve bazen insan hayatları.
Keyif bireysel, zarar toplumsal.
….
Türk Dil Kurumu sözlüğünde “maganda”, “görgüsüz, kaba, anlayışsız kimse” olarak tanımlanıyor.
Yere sigara izmariti atan kişiye neden maganda diyoruz?
Çünkü kendi rahatını toplumun hakkından üstün tutuyor.
Sigara onun.
Keyif onun.
İzmarit toplumun sokağına düşüyor.
Temizleme parasını toplum ödüyor.
İzmarit denize ulaşıyor, bedelini doğa ödüyor.
Yanan izmariti otomobilin camından atıyor, orman yanıyor, hayvanlar ölüyor, insanlar hayatını kaybediyor.
Bedeli yine başkaları ödüyor.
İşte magandalığın özeti:
Keyif bireysel, zarar toplumsal.
….
Bodrum Devlet Hastanesi…
Kapının önünde yüzlerce sigara izmariti.
Ağaç dipleri, mazgalların çevresi, kaldırımlar…
Her yer açık hava küllüğü gibi.
Plajlarda aynı çağ dışı görüntü.
Ayaklar kuma değil, sigara izmaritlerine basıyor.
Cadde ve sokaklarda, duraklarda, otoparklarda, parkların banklarının altında, restoranların önünde aynı rezillik.
Lafı eğip bükmeye gerek yok.
Yere sigara izmariti atmak magandalıktır!
Sokak sizin küllüğünüz değil.
Plaj sizin kül tablanız değil.
Deniz sizin çöp kutunuz değil.
Orman ise hiç değil.
Üstelik sigara filtreleri kısa sürede yok olmuyor. Plastik esaslı filtreler mikroplastiklere dönüşüyor, içerdikleri zararlı maddeler yağmurla toprağa, mazgallara ve denizlere taşınıyor.
….
Yere izmarit atan herkesi psikolojik olarak hasta kabul etmek bilimsel değil.
“Magandalık” psikiyatrik bir hastalık veya bilimsel tanı da değil.
Toplumun, başkalarının hakkını hiçe sayan ve ortak yaşam alanlarına zarar veren davranışlara verdiği isim.
Psikoloji ise bu davranışın nedenlerini açıklıyor.
Berlin Teknik Üniversitesi’nden Julian Sagebiel ve arkadaşlarının sigara izmaritleri üzerine yaptığı saha araştırması, çevredeki mevcut kirliliğin insan davranışını etkilediğini gösteriyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu sonuç çarpıcı:
Temiz çevre, insana “Buraya izmarit atılmaz” mesajı veriyor. Yerdeki izmaritler ise yeni izmaritlerin atılmasını kolaylaştırıyor.
Yani yerdeki ilk izmarit yalnızca bir çöp değil.
Arkasından gelecek izmaritlere verilmiş sessiz bir izin.
Singapur Yönetim Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar insanların yalnızca “Başkaları ne yapıyor?” sorusuna göre davranmadığını gösteriyor.
İnsan aynı zamanda:
“Başkaları benden nasıl davranmamı bekliyor?” sorusunun cevabına göre hareket ediyor.
Toplum yere izmarit atmayı ayıplıyorsa, çevrede kimse atmıyorsa ve kirleten kişi tepki göreceğini biliyorsa davranış değişiyor.
Uzman araştırmalarında birkaç temel psikolojik mekanizma öne çıkıyor:
Alışkanlığın otomatikleşmesi.
Sorumluluğu başkasına yüklemek.
Verilen zararı küçümsemek.
Kamusal alanı sahiplenmemek.
Çevredeki insanların davranışını örnek almak.
Ve en önemlisi, cezasızlık.
Yüzlerce kez yere izmarit atıp hiçbir tepki ve yaptırımla karşılaşmayan kişi şu davranış kalıbını geliştiriyor:
“Demek ki yapabilirim.”
Yerde yüzlerce izmarit varsa çevre ikinci mesajı veriyor:
“Burada böyle yapılabilir.”
Toplum sessiz kalıyorsa üçüncü mesaj geliyor:
“Demek ki kimse umursamıyor.”
İşte uzmanların davranış psikolojisi ve sosyal normlar üzerinden açıkladığı mekanizmalarla bizim günlük dilde “magandalık” dediğimiz davranış tam burada buluşuyor.
Psikoloji davranışın nasıl oluştuğunu açıklıyor.
Toplum ise davranışın adını koyuyor.
Magandalık yalnızca kişinin karakterinden doğmuyor. Denetimsizlik, cezasızlık ve toplumun sessizliği de magandalığı besliyor.
….
Türkiye’de hastane kapısına, plaja, kaldırıma izmarit atan bazı insanlar Yunan adalarına veya Singapur’a gidince izmaritini cebinde taşıyıp çöp kutusu arıyor.
Bir anda çevreci mi oldular?
Eğitim seviyeleri mi yükseldi?
Hayır.
Değişen insan değil.
Değişen düzen.
Temiz çevre “Buraya atılmaz” diyor.
Çevrenin bakışı utandırıyor.
Yakalanma ihtimali caydırıyor.
Ceza davranışın bedelini yükseltiyor.
Bodrum’da ise denetimsizlik cesaret veriyor.
Cezasızlık davranışı pekiştiriyor.
Toplumun sessizliği magandalığı normalleştiriyor.
Sorun, doğru ile yanlışı ayırt edememek değil.
Sorun, yanlış olduğunu bildiği davranışı nerede yapacağını öğrenmiş olması.
….
Temizlik konusunda dünyanın en çarpıcı örneklerinden biri Singapur.
Yere çöp veya sigara izmariti atmayı basit bir temizlik sorunu olarak görmedi.
Cezalar koydu.
Tekrarında cezaları artırdı.
Denetim yaptı.
Kameraları kullandı.
Bazı durumlarda çevreyi kirletenlere kamusal alanları temizleme cezası verdi.
Sistem basit:
Kirletiyorsan bedelini ödüyorsun.
Tekrar kirletiyorsan daha fazla ödüyorsun.
Hâlâ anlamıyorsan eline süpürgeyi alıp kirlettiğin sokakları temizliyorsun.
Bodrum’da ise izmariti maganda atıyor.
Belediye işçisi temizliyor.
Bir saat sonra başka biri aynı yere atıyor.
Ertesi sabah kaldırım yeniden küllüğe dönüyor.
Bunun adı temizlik hizmeti değil.
Magandanın temizlik parasını topluma ödetmek.
….
Sokakları süpürmek sorunu çözmez.
Önce kirletme engellenmeli.
Hastane kapılarına, plajlara, otoparklara ve yoğun sigara içilen alanlara izmarit kutuları konulmalı.
Bodrum’un “izmarit haritası” çıkarılmalı, en fazla kirletilen noktalar belirlenmeli.
İşletmeler kapılarının önündeki izmarit kirliliğinden sorumlu tutulmalı.
Sivil zabıta ekipleri görevlendirilmeli.
Kameralar kullanılmalı.
Yere izmarit atana ceza uygulanmalı.
Yanan izmariti otomobilin camından atana çok daha ağır yaptırım getirilmeli.
Çünkü uygulanmayan cezanın caydırıcılığı olmaz.
Yanan bir izmaritin arkasından yüzlerce hektar orman yanıyorsa…
İnsanlar hayatını kaybediyorsa…
Hayvanlar alevlerin içinde can veriyorsa…
Evler, zeytinlikler, arı kovanları ve yüzlerce yıllık ağaçlar yok oluyorsa…
“Lütfen çevremizi temiz tutalım” tabelaları yeterli değil.
Kural basit:
“Denetle.”
“Yakala.”
“Cezalandır.”
….
Ormanı yakmak için kibrite gerek yok.
Bir maganda, bir otomobil camı ve tek bir izmarit yeterli.
Sigara içmek kişisel tercihtir.
İzmariti yere atmak magandalıktır.
Yanan izmariti araçtan atmak ise insanların, hayvanların ve doğanın hayatını hiçe saymaktır.































