CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Bodrum’un saygın ailelerinden Öneş ailesinin değerli büyüğü, amcası Osman Öneş’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Derici, amcasının vefatının ardından Bülent Ecevit’in emaneti olan rozetin hikayesini de içeren duygu yüklü bir taziye mesajı yayımladı.
Bodrum siyaset ve cemiyet hayatının yakından tanıdığı Öneş ailesi, büyük bir kayıp yaşadı. CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici’nin amcası Osman Öneş hayatını kaybetti. Amcasının vefatı üzerine sosyal medya hesaplarından uzun ve duygusal bir paylaşım yapan Derici, Osman Öneş’in hem kendi siyasi kariyerindeki yerini hem de bölge halkı için taşıdığı değeri satırlara döktü.
Milletvekilliği adaylığı sürecinde amcasının kendisine verdiği büyük desteği anlatan Süreyya Öneş Derici, Osman Öneş’in kendisine merhum Başbakan Bülent Ecevit’in taktığı tarihi rozeti hediye ettiğini belirtti. Derici, amcasının “Partinin, memleketin sana ihtiyacı var, çok yakışır” sözleriyle çıktığı bu yolda o rozetle milletvekili seçildiğini ve Muğla’nın köylerinde amcasının adının kendisine her zaman büyük bir sevgi ve onur kapısı açtığını ifade etti.
Zorlu hastalık sürecinde ve kemoterapi tedavileri sonrasında bile amcasıyla memleket meselelerini ve partiyi konuştuklarını dile getiren Milletvekili Derici, Osman Öneş’in yaşama ve inandığı değerlere olan bağlılığına dikkat çekti. Derici’nin paylaşımında yer alan, amcasının kendisine söylediği “Vekilim Süreyya’m şimdi tıraş oluyorum sonra konuşalım” şeklindeki son sözleri ise okuyanları derinden etkiledi.
Kendisinin ve tüm ailenin büyük bir boşluk ile tarifsiz bir üzüntü hissettiğini vurgulayan Süreyya Öneş Derici, amcasına verdiği memleket için var gücüyle çalışma sözünü yineledi. Sevenlerinin büyük bir yas tuttuğunu belirten Derici, geride kalan ailesinin “Öneş Gücü”ne emanet olduğunu ifade ederek amcasına veda etti.
İşte Derici’nin o sözleri:
“Babamla avluda oturuyordunuz 3 yıl önce. İlk sana geldim ‘ amca ben milletvekilliğine adaylığımı koymak istiyorum’ dedim. ‘Partinin memleketin sana ihtiyacı var çok yakışır’ dedin bana. Sonra, birkaç gün sonra, elinde Ecevit’in sana taktığı rozetle geldin, taktın yakama şans getirsin diye…Ben o rozetle milletvekili oldum senin ömrünü verdiğin partimizin. Bütün Muğlanın köylerinden aradılar ‘Osman Öneş’in yeğenisin sen hayırlı olsun kızım’ diye…Her gittiğim köyde sana selam söylediler her biri ayrı bir anısını anlattı, gözlerinin içi gülerek. ‘Ne büyük onur’ dediler Osman’ın yeğeni olmak…Sadece vekilken değil hayatım boyunca senin yeğenin olmanın onurunu taşıdım ben. Üzülüp kırıldığımda hep dedin ki inan, kendine inan, millete inan. Her kemoterapi sonrası beni aradın partiyi konuştuk memleketi konuştuk hastalığa inat, herşeye ve herkese inat…
Amcam…Tüm aile derin bir yasta…Halamın ardından senin kaybını nasıl atlatacağız bilmiyoruz. Her birimiz seninle arasındaki o özel bağın yasını tutuyor şimdi. Ne çok seviyor herkes seni…Ben kendi adıma derin bir boşluk hissi yaşıyorum. Tarifsiz bir üzüntü…Emir Allah’ın evet, ama çok zor olacak… “Vekilim Süreyya’m şimdi traş oluyorum sonra konuşalım” bana söylediğin son cümle…Daha konuşacaktık ama gururla gitmek istedin belli ki… Çok gururlu ve asildin sen.. Nasip olur birgün buluşursak, yine konuşacağız amcam dereden tepeden hayattan siyasetten denizden güneşten ağaçlardan. O güne kadar seni çok ama çok özleyeceğim…Ve sana söz verdiğim gibi, memleket için var gücümle çalışacağım…Yattığın yer incitmesin, mekanın cennet olsun birtanem. Kızlar ve yengem Öneş Gücü’ne emanet merak etme…Seni çok seviyorum…”

































