Bodrum’da bundan 16 yıl önce 2010 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın davasında yeni bir gelişme oldu.
Yargıtay’ın beraat kararını bozarak dosyayı yeniden açmasıyla birlikte, davanın seyrini değiştirecek önemli bir adım atıldı ve Aslı Baş’ın cep telefonundaki silinen mesajların kurtarılması için cihaz İstanbul’a incelemeye gönderildi.
Bodrum’da 2010 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş’ın davasında sular durulmuyor. Yargıtay’ın beraat kararını bozarak dosyayı yeniden açmasıyla birlikte, davanın seyrini değiştirecek önemli bir adım atıldı ve Aslı Baş’ın cep telefonundaki silinen mesajların kurtarılması için cihaz İstanbul’a incelemeye gönderildi.
21 Temmuz 2010’da Yalıkavak Mahallesi’nde iş insanı Ahmet Bayer’e ait villanın terasından düşerek yaşamını yitiren Aslı Baş davası, yıllar sonra yeniden gündemde. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tam 11 yıl süren ve beraatle sonuçlanan davanın kararı, geçtiğimiz 5 Ağustos’ta Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından eksiklikler gerekçesiyle bozuldu. Yeniden görülmeye başlanan davanın bir sonraki duruşması ise 4 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek.

Aslı Baş’ın Telefonundaki Silinen Mesajlar İçin Özel İnceleme
Dava sürecinde yaşanan ihmallere isyan eden acılı baba Mehmet Yavuz Baş, mahkeme kararıyla çok önemli bir adım atıldığını duyurdu. Kızının cep telefonundaki mesajların olay sonrası silindiğini belirten Baş, bu verilerin teknik uzmanlarca geri getirilmesi amacıyla telefonun İstanbul’a gönderildiğini ifade etti. Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından adaletin yerini bulacağına inanan baba Baş, dinlenmeyen şahitlerin, sökülen kameraların ve silinen mesajların nihayet araştırılacak olmasından dolayı buruk bir umut taşıyor.
“Yargıtay’ın Gördüğünü Mahkeme 11 Yıl Nasıl Görmedi?”
Yıllarca süren hukuk mücadelesinde yerel mahkemenin eksikleri görmemesine sitem eden Mehmet Yavuz Baş, olayın meydana geldiği gece yaşanan tuhaflıklara dikkat çekti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ilk ihbarda birinin merdivenlerden düştüğünün söylendiğini hatırlatan baba, kızının yüksek bir terastan düştüğü gerçeğiyle bu ihbarın çeliştiğini vurguladı. Olay yerindeki kameraların kaybolması ve kritik şahitlerin dinlenmemesi gibi detayların ancak Yargıtay aşamasında fark edilmesinin kendisini derinden yaraladığını dile getirdi.

ODTÜ Bilirkişi Raporu Cinayet Şüphesini Güçlendiriyor
Olayın basit bir düşme veya intihar vakası olmadığına dair güçlü deliller bulunduğunu ifade eden Mehmet Yavuz Baş, Orta Doğu Teknik Üniversitesi uzmanlarınca hazırlanan bilirkişi raporunu hatırlattı. Fizik ve matematik uzmanlarının yaptığı incelemelere göre, olayın gerçekleşme şeklinin iddia edilen atlama senaryosuyla uyuşmadığı raporda yer alıyor. Kızının düşürüldükten sonra başından yaralandığını ve o an ölmesinin beklendiğini, ardından yukarı çıkarılarak atıldığını iddia eden Baş, 112’den önce başkalarının aranmasının ve ambulansın geç çağrılmasının bu şüpheleri haklı çıkardığını savundu.
































