Altıncı Bölüm
Artık soru değişti…
Orman yangınlarını nasıl söndüreceğimizi değil…
Nasıl daha az yangın yaşayacağımızı konuşmalıyız.
Çünkü güçlü ülkeler…
Felaketleri yalnız yöneten değil…
Onları önleyen ülkelerdir.
…
Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesinde en büyük gücü…
Orman Genel Müdürlüğü’dür.
Binlerce deneyimli personel…
Yüzlerce arazöz…
İş makineleri…
Drone sistemleri…
Gözetleme kuleleri…
Uçaklar…
Helikopterler…
Ve yılların oluşturduğu büyük bir bilgi birikimi…
Bunlar küçümsenecek imkânlar değildir.
…
Ancak her büyük yangından sonra aynı soru yeniden soruluyor.
Bu büyük güç…
Her zaman en doğru planlamayla kullanılabiliyor mu?
Sorulması gereken soru budur.
Çünkü bazen eksik olan araç değil…
Karar olabilir.
Koordinasyon olabilir.
Planlama olabilir.
…
Yangın yönetiminde görev alacak yöneticiler belirlenirken tek ölçü…
Bilgi…
Tecrübe…
Liyakat…
Ve sahadaki başarı olmalıdır.
Orman yangını masa başında öğrenilmez.
Araziyi tanımayan…
Rüzgârı okuyamayan…
Yangının davranışını öngöremeyen bir yönetim anlayışı…
En modern teknolojiye sahip olsa bile başarılı olamaz.
…
Her büyük yangından sonra bağımsız teknik değerlendirme raporları hazırlanmalıdır.
Yangının çıkış nedeni kadar…
Müdahale süreci de incelenmelidir.
Neler doğru yapıldı?
Neler eksik kaldı?
Hangi kararlar sonucu değiştirdi?
Bu soruların cevapları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
Çünkü güçlü kurumlar…
Hatalarını gizleyen değil…
Onlardan ders çıkaran kurumlardır.
…
Bu mücadele yalnız Orman Genel Müdürlüğü’nün omuzlarına bırakılamaz.
Belediyeler…
Valilikler…
Kaymakamlıklar…
Elektrik dağıtım şirketleri…
Karayolları…
Üniversiteler…
Turizm sektörü…
Ve vatandaş…
Aynı planın parçası olmalıdır.
…
Belediyeler her yıl “Yangına Hazırlık Karnesi” yayımlamalıdır.
Kaç kilometre yol kenarı temizlendi?
Kaç hidrant çalışır durumda?
Kaç tatbikat yapıldı?
Kaç site ve otel denetlendi?
Vatandaş bunları bilmelidir.
Şeffaflık…
Hazırlığın da denetimidir.
…
Elektrik dağıtım şirketleri de yalnız arıza gideren kurumlar olarak görülmemelidir.
Enerji nakil hatlarının düzenli bakımı…
Hat altlarının temizliği…
Eski direk ve ekipmanların yenilenmesi…
Yangın riski taşıyan bölgelerde önleyici yatırımlar…
Bir tercih değil…
Kamusal sorumluluktur.
Çünkü bazen kopan bir tel…
Bazen patlayan bir trafo…
Bir ormanın kaderini değiştirebilir.
…
Türkiye artık yangın teknolojisini yalnız satın alan değil…
Üreten ülke olmalıdır.
Üniversiteler…
Teknoparklar…
Savunma sanayii…
Ve Orman Genel Müdürlüğü ortak projeler geliştirmelidir.
Dünyadaki her yeni uygulama takip edilmeli…
Başarılı olanlar hızla ülkemize uyarlanmalıdır.
…
Son söz…
Orman yangınlarıyla mücadele…
Yalnız bütçe meselesi değildir.
Yalnız araç meselesi değildir.
Bir yönetim meselesidir.
Bir koordinasyon meselesidir.
Bir liyakat meselesidir.
Ve hepsinden önemlisi…
Bir gelecek meselesidir.
…
Yarın…
Bu dosyanın son bölümünde…
Çocuklarımızı…
Doğa sevgisini…
Eski Tabiat Bilgisi derslerini…
Ve neden gerçek mücadelenin anaokulunda başladığını konuşacağız.
….
































