Birinci Bölüm
Bir an durun…
Bugün Bodrum’un herhangi bir tepesine çıkın.
Ortakent’e bakın…
Bitez’e…
Torba’ya…
Yalıkavak’a…
Gündoğan’a…
Sonra biraz daha uzağa…
Dağlara…
Vadilere…
Ormanlara bakın.
İlk bakışta denizi görüyorsunuz.
Beyaz evleri…
Yeşili…
Ama biraz dikkatli bakınca…
Başka bir manzara çıkıyor karşınıza.
Aylarca yağmur görmemiş otlar…
Çam ağaçlarının altında biriken ibreler…
Rüzgârın sürüklediği kuru dallar…
Ve tek bir kıvılcım bekleyen kilometrelerce arazi…
İşte bugün Bodrum’un en büyük tehlikesi budur.
…
Ne yazık ki bu manzara yalnız Bodrum’a ait değil.
Muğla’da…
Ege’de…
Akdeniz’de…
Türkiye’nin dört bir yanında aynı tehlike büyüyor.
İklim değişiyor.
Yazlar uzuyor.
Sıcaklık artıyor.
Ama asıl büyüyen…
İhmal oluyor.
…
Biz yangını ilk duman yükseldiğinde görüyoruz.
Oysa yangın…
Çok daha önce başlıyor.
Temizlenmeyen yol kenarlarında…
Biçilmeyen kuru otlarda…
Bakımı geciken enerji hatlarında…
Plansız yapılaşmada…
Ve en önemlisi…
“Bana bir şey olmaz.” anlayışında…
…
Her büyük yangından sonra aynı cümleleri duyuyoruz.
“Hava çok sıcaktı.”
“Rüzgâr çok şiddetliydi.”
“Nem çok düşüktü.”
Hepsi doğru.
Ama eksik.
Çünkü…
Güneşi engelleyemeyiz.
Rüzgârın yönünü değiştiremeyiz.
Yağmuru istediğimiz zaman yağdıramayız.
Ama ihmali değiştirebiliriz.
Hazırlıksızlığı değiştirebiliriz.
Kuralları değiştirebiliriz.
Alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz.
Ve en önemlisi… yangınların kaderini değiştirebiliriz.
…
Eskiden orman yangınlarında yalnız ağaçlar yanardı.
Bugün ise ormanlarla birlikte…
Evler…
Oteller…
Siteler…
Hayvanlar…
Ve insanların umutları da yanıyor.
Çünkü orman artık hayatın hemen yanı başında.
…
Bu yazı dizisini hazırlarken tek bir amaç taşıdık.
Yangından sonra konuşmak değil…
Yangın çıkmadan önce düşünmek.
Suçlu aramak değil…
Çözüm aramak.
Önümüzdeki günlerde…
Dünyadaki başarılı örnekleri inceleyeceğiz.
Bodrum’dan yaşanmış olayları anlatacağız.
Bilim insanlarının önerilerini paylaşacağız.
Doğru yapılanları da…
Yanlış yapılanları da konuşacağız.
Çünkü bu ülkenin artık ağıtlardan çok…
Önlemlere ihtiyacı var.
…
Belki de artık gökyüzündeki dumanı izlemeyi bırakıp…
Ayağımızın altındaki kuru otlara bakmanın zamanı gelmiştir.
Çünkü…
Yangınlar alevlerle başlamaz…
İhmallerle başlar.
Alevler, ihmalin görünen yüzüdür.
Önce ihmaller büyür…
Sonra alevler görünür.
…
Yarın…
Yangın daha çıkmadan alınabilecek önlemleri…
Ve doğru hazırlığın nasıl binlerce hektarlık ormanı kurtarabileceğini konuşacağız.































