Yaşlılığa dur demek elimizde

Ünlülerin gençlik sırrı: Glutatyon. Jennifer Lopez, Rihanna, Demi Moore ve Beyonce ve diğer Hollywood yıldızları yaşlılığı durdurmak için vücut  enerjilerini artırıyor.
Uzayan yaşam süresini daha da uzatmak ve kaliteli hale getirmek kolaylaştı.
Uzman Dr. Nergiz Van Den Berk, yaşlanmayı geciktirmenin  vücudun enerji santrali olan mitokondrileri aktif hale getirmekle mümkün olduğunu söylüyor.
Yaşlanmaya “Hayır” diyen yüzbinlerce kişinin,  ünlüler gibi damardan beslendiğine dikkat çeken Dr. Nergiz Van Den Berk,  gençlik iksiri olan, vücudumuzun hayatta kalması ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu enerjiyi bize veren mitokondriller ne kadar çok ve sağlıklı olursa, üretilen enerji ile birlikte enerji kalitesinin arttığını ifade ediyor.
Sağlık sorunlarımızın ve de yaşlanmanın temel nedeni; mitokondrilerimizin tembelleşip, iş yapamaz hale gelmesi olduğunu açıklayan Van Den Berk, daha fazla mitokondril üretip, aktif hale getirmek için de  vücuda damardan glutatyon  enjekte edildiğini belirtiyor.
Dr. Nergiz Van Den Berk, konuyla ilgili açıklamaları şöyle: “Zararlı kimyasallara karşı koyan, “Biyolojik iç denge”mizin vazgeçilmez ileri uç oyuncularından olan ve  Allah vergisi, doğal mucize glutatyon; güçlü bir antidoksan.
Karaciğerde, sistein, glisin ve glutamik asit adlı 3 aminoasitten oluşan glutatyon, her hücreye enerji veren mitokondrillerin dengesi ve olmazsa olmazı. Vücudumuzda orkestra şefi görevini üstlenen glutatyon,  sadece yaşlanmayı geciktirmiyor, “detoks” gibi yaşamsal pek çok süreçte de önemli rol alıyor.
Kronik hastalıklarının ve kanserin oluşma sebebi; bu dengenin tersine dönmesi.
Mitokondrilerin hücrelerin enerji ihtiyacını karşılayamaması halinde, kalp hastalığı, tip 2 diyabet, kanser ve Alzheimer hastalığı gibi hastalıkların riski artabiliyor. Özellikle aşırı miktarda gıda tüketimi mitokondrinin iş yükünü artırırken, şeker, un/nişasta yüklü  çöp besinler  sistemi tıkayarak, mitokondrinin fonksiyonunu bozuyor.
Toksinler vücuda deri, akciğerler ve bağırsaklar yoluyla giriyor. Her bir toksini arındırmak için  vücudun çok güçlü bir anti-toksin temizlik kapasitesi mevcut.  Bu temizleme fonksiyonu için temel görevi Glutatyon sağlıyor Toksinlerin temizliğinde başrol oynayan glutatyon, yaşlanma süreciyle birlikte azalıyor.
Mücadele gücü kalmayan mitokondriler  toksinleri temizlemekte zorlandığı gibi, yağları yakmada da problem yaşıyor.  Mitokondriler tembelleştiğinde; Yakılamayan yağlar, karaciğerde, göbekte birikiyor. İnsülin direnci nedeniyle iskelet, kalp kası ve  karaciğere “enerji kaynağı glikoz” giremediği için hücre enerjisiz kalıyor. Enerji üretme becerisi kaybolan hücre. başka enerji  arayışına girerek kaslardaki proteini devreye sokarak kasları yakarak eritiyor. Kronik yorgunluk oluşuyor…
Doğru beslenme ve spor ile bu durum tersine çevrilebiliyor. Enerji üretimi için en büyük ihtiyaç oksijen. Düzenli yürüyüş, yüzme gibi egzersizler , ozon terapisi gibi tedaviler ile oksijen ihtiyacı desteklenebiliyor. Selenyum, C vitamini ve Sistein de toksin temizleme görevinde glutatyona yardımcı oluyor. Gençlerde Glutatyon kapasitesi yüksek olmakla beraber; yaşlanma ile birlikte bu kapasite azalıyor ve giderek artan toksin yükünün temizlenmesi zorlaşıyor. İşte bu durumda Glutatyon takviyesi yardımcı güç olarak devreye giriyor..
Glutatyon ağızdan alındığında etkisi midede yok oluyor.  Doğru uygulama; glutatyonun enjeksiyon ile damardan uygulanmasıdır. Glutatyon supplementasyonu ilk uygulamada, haftada bir ya da iki defa olmak üzere 6 seans  uygulanıyor. Etkisi ikinci uygulamadan sonra görülmeye başlıyor ve ömür boyu kullanılabiliyor.”

Glutatyonu artıran yiyecekler hangileri?

Devedikeni, Roka, Brokoli, Brüksel Lahanası, Lahana, Karnabahar, Kara Lahana, Hardal otu, Turp, Şalgam, Su Teresi, Nohut, Ciğer, Mercimek, Ispanak, Avokado, Pancar, Ay çekirdeği, Hindi eti, Yumurta, Mantar, Esmer pirinç, Tahıllar, Alabalık
Glutatyonun Faydaları arasında; Oksidatif stresi,  sedef hastalığının etkilerini, Yağlı karaciğer hastalığında hücre hasarını, Kontrolsüz diyabetin etkisini, solunum hastalığı semptomlarını, Parkinson hastalığının semptomlarını azaltması. Bireylerde insülin direncini artırması, Otoimmün hastalıklara karşı savaşmaya yardımcı olması yer almaktadır.
Glutatyonun kullanım alanları arasında ALS, Alzheimer, ASD (Otizm), Kanser, KOAH, Kronik Yorgunluk, Kistik Fibrozis, Diyabet, HIV, Ağır Metal Toksisitesi, MS, Lyme Hastalığı, Parkinson Hastalığı, İnme sayılabilir.
Glutatyonu kimler yaptıramaz? Kanser tedavisi sırasında kemoterapi ilaçları kullanan kişiler, Hamile kadınlar, Emziren anneler, Küçük yaştaki çocuklar
D Vitaminin 10 Yararı; Kemikleri güçlendirip osteoporozu engeller, Kalp sağlığını destekler,  Kansere direnci artırır, Diyabet riskini azaltır, Bağışıklığı güçlendirir, Depresyonla mücadeleye destek olur, Kas gücünü takviye eder, Belleğe güç verir, Saç ve cilt sağlığının vazgeçilmezidir, Felç riskini azaltır.
GÜÇLÜ KEMİKLERE SAHİP OLMANIN 10 KOLAY YOLU
Daha fazla süt ürünü, Daha fazla sebze, Daha bol ve sık D vitamini zengini yağlı balık, Cildi güneşle daha sık buluşturmak, Magnezyum zengini gıdalar, Hayvansal protein tüketimini dengede tutmak, Bilinçli D vitamini kullanımı, kalsiyum, magnezyum ve çinko takviyesi, Egzersiz, Kolajen desteği, K2 vitamini zengini besinler.

leave a reply

Reendex

Must see news