Bodrum Olay | Bodrum Haber, Bodrum Kültür, Bodrum Magazin, Bodrum Siyaset, Bodrum Spor, Bodrum Cemiyet, Bodrum Son Dakika Haberleri
 

THK UÇAKLARI DEĞİL YÖNETİMİ ANTİKA

Osman Arkangil

Osman Arkangil

Yunan Latin Dillerinden mezun olan Osman Nuri Arkangil, Dünya, Hürriyet, Bulvar, Tercüman gazetelerinde, muhabir, editör, müdür ve köşe yazarı olarak çalıştı. Fotoğraf, haber, araştırma ve röportaj dallarında çok sayıda gazetecilik başarı ödülü aldı. Kurduğu Ekol Menkul Değerler ve BAB Menkul Değerler şirketlerinde yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. BorsaTürk ve Star Borsacı dergilerini çıkardı. Yerleştiği Bodrum'da 12 yıldır mobilya üretimi ile uğraşıyor. 6 yıldır Bodrum Olay Gazetesi'nde, Bodrum'la lgili yazılar yazıyor.
  • 31 Temmuz 2021

Ülke yanıyor.,
Ağzı olan konuşuyor.
Ağzını açmaması gerekenler,
hiç susmuyor.
….
Büyüklerimiz boş yere;
“Konuşmasını biliyorsan konuş ibret alsınlar,
konuşmasını bilmiyorsan sus adam sansınlar.” dememiş.
….
80 milyon,
uçakların değil,
uçakları uçuramayan bakanın,
uçak almayan hükümetin,
THK’na çöken zihniyetin
antika olduğuna hemfikir.
….
Güneş balçıkla sıvanmaz.
THK’na çökülmüş.
Saygın iş adamı! Sezgin Baran Korkmaz’ da çökme işine dahil edilmiş.
Şansızlığı,
Sedat Peker ile bakan Soylu’nun kavgasına adının karışması.
Belki de Sezgin Baran Korkmaz,
borçlu kurumu,
her zamanki tefecilik numaraları ile ele geçirecek,
biz de THK’nu konuşmuyor olacaktık.
….
Türk,
kelimesinden alerji kapan
birileri!
kurumun adına gıcık.
Kurum, tam arpalık.
Uçaklar uçurulmadığı için zarar ediyor.
Borcu artıyor.
Borç,
mal varlığı satılarak karşılanıyor.
….
Amaç,
kurumu ayağa kaldırmak değil,
adıyla birlikte tarihe gömmek.
….
Kendileri söylüyor;
uçakların tamiri için gereken para,
4 milyon dolar.
İstesin,
bir saat sonra halk toplar o parayı.
….
Sürekli b.k atılarak,
güzide kurum işlemez hale getirildi.
….
Yalan ile yangın sönmez.
Orman idaresinin bugünkü yönetiminin ,
yangın sevk ve idaresini yeterince yönetecek kapasitede olmadığı konuşuluyor.
Nedeni;
yönetim kadrosunda tarikatların etkin olduğu iddiaları.
Ayrıca,
geçmiş yıllarda,
Orman idaresinde Genel Müdür,
Muğla, İzmir, İstanbul, Ankara’da görev yaptıktan sonra seçilirdi.
Zira,
bu iller orman yangınlarının en çok yaşandığı illerdi.
Bekir Karacabey ise,
bu illerde görev yapmadan Orman Genel Müdürü oldu.
İddialara göre,
orman yangınları konusunda,
geçmiş dönem genel müdürleri kadar tecrübeli değil.
….
Azgın alevler içinde Azrail ile köşe kapmaca oynayan,
ormancıların işi zordan öte.
Tek istedikleri,
cehenneme girdiklerinde,
bir uçağın tepelerinden su/köpük boşaltması.
Az da olsa serinlemek.
Ne yazık ki;
gerek Cumhurbaşkanı’nın gerekse Orman Bakanı’nın
açıklamaları gerçekleri yansıtmıyor.
Rüzgar çor sert ve dengesiz estiği için helikopterler,
suyu hedefe boşaltamıyor.
Suyu boşa attığı gibi pervanelerin yarattığı hava akımı,
ateş topuna dönen kozalakları fırlatarak yangını genişletiyor.
Aynı şey;
THK uçaklarında 100-200 litre fazla su taşıyan Rus uçakları için de geçerli.
Bu uçakların boyu,
THK uçaklarına göre iki misli uzun olduğundan manevra konusunda fazla başarılı değiller.
Yani,
THK uçaklarından 100 litre fazla su taşısalar da,
yangına yaklaşmadan çok yukarıdan su/köpük attıkları için etkili mücadele edemiyorlar.
….
Ankara,
tersini iddia etse de,
THK’nun elinde uçak var.
Ancak,
uçması istenmiyor.
Zaten,
THK’nun başındaki kişi de,
ülke yanarken düğüne gitmekte bir sakınca görmüyor.
….
Orman yangınının ne olduğu biliyorum.
2008 yılında Kızılağaç’taki yangın arazimizden 400 metre ilerde başladı.
Poyrazın en sert olduğu saatlerde, bir kıvılcım (bilerek yakıldı) ile başlayan yangın,
araziye yaklaştığında alevlerin boyu 7-8 metreyi bulmuştu.
Orman yanarken,
isyanın sesi, dağı taşı titretir.
Saniyeler içinde cehennem, kapıları açılır.
Kızıllık içinden kozalaklar havai fişek gibi patlayarak onlarca metre öteye savrulur.
Arazi, orman içinde olduğundan yangına karşı önlem almıştık.
10 dan fazla hidrant, 700 ton kullanılır su, güçlü bir hidrofor ile güçlü jeneratör vardı.
Yangın hortumlarının önündeki vana 4-6 metrelik su perdesi oluşturuyordu.
Hidrantlar devreye girdiğinde, alevler, su perdesi önünden ilerleyemedi.
Dumandan nefes alamıyorduk, kaçma şansımız yoktu. Alevlere amatörce direniyorduk.
Ormancıların gelmesiyle, profesyonel bir mücadele verildi.
Kızılağaç’ın içerisine ilerleyecek yangın, dağa yönlendirildi.
Ki; biz yangına müdahale etmesek, yangının yönü değiştirilmese Kızılağaç küle dönerdi.
O saate kadar yangınla mücadele başarılı bir şekilde verilirken, yangının sevk ve idaresini sonradan gelen Milas Orman Müdürü devraldı.
Ve felaket yaşandı.
Bölgeyi tanımadığı, arozözleri ve ekipleri doğru yönlendiremediği için söndürülecek duruma gelen yangını büyüttü.
Hatta çıkmaz yola soktuğu bir arozözün yanıp kül olmasına neden oldu.
Yangın, aldığımız önlemler nedeniyle bize zarar vermedi ancak doğru yönetilemediği için Bodrum’un en büyük orman felaketine dönüştü.
….
Ülkenin dört bir yanı yanarken, binlerce orman işçisi ve halkımız canları pahasına alevlere karşı koymaya çalışıyor.
Dünya üzerinde,
bizimkiler kadar gözü pek, ölümü hiçe sayan, hiçbir tertibatı, önlemi olmadan yangının içine korkmadan girebilen orman işçileri yok.
Ya yöneticiler.
Aynı saygıyı onlara göstermek mümkün mü,
….
Bir bakanın;
”Havada ne kullandığınız değil, yere ne kadar su attığınız önemlidir. Böyle bakıldığında 45 uçağımız var” diyebilmesi,
yaşanılan aczi gösterir.
Bakanın, bilgiden yoksun açıklamaları, yangında geldiğimiz ve geleceğimiz noktayı gösteriyor.
….
Komşularımızdan uçak yardımı istememek ise,
“Ayranı yok içmeye tahtırevanla gider. …maya.” örneği.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ