ORMANLAR PARA İÇİN YANIYOR

Zihniyet değişmezse, Bodrum yanmaya, yakılmaya devam eder.

Zihniyet değişmezse,

Bodrum yanmaya,

yakılmaya devam eder.

xxxx

Ağaç kesmeyi,

orman katletmeyi iş edinen yönetenler,

ormanda mangal keyfi yapan magandalar

olduğu sürece,

Türkiye yeşilini kaybeder.

xxxx

Ne tesadüf!

Turistler gibi,

kundakçılar da yaz mevsimini seviyor.

Rüzgar, fırtınaya dönünce kıyı bölgelerimizde alevler yükseliyor.

xxxx

Her yaz, aynı film.

Senarist aynı.

Yönetmen belli.

Değişen figüran kadrosu.

xxxx

Yönetmen;

ekrana hep aynı çekimi yansıtıyor.

Ön fonda,

kepçe ve gövdelerinden su boşaltan,

uçaklar ile helikopterler.

Arka fonda ise, kızıl alevler.

xxxx

Çekimleri izleyenler;

yangının uçaklar sayesinde söndürülüp,

kontrol altına alındığını düşünüyor.

xxxx

Yönetmen,

algı operasyonunda başarılı .

xxxx

Bodrum’u kızıl renge bürüyen yangını göz yaşları içinde izleyenler için,

uçak ve helikopterler,

alevlerle mücadele eden ve her zaman galip gelen mitolojik kahramanlar.

xxxx

Oysa, işin aslı çok farklı.

Gerçek kahraman,

‘orman emekçileri’.

Yangını;

yönetmenin figüran olarak gösterdiği,

korumalı kıyafetleri,

oksijen tüpleri,

maskeleri olmadan alevlerin içine dalan, korku bilmeyen orman emekçileri kontrol altına alıyor.

xxxx

Bir dönem yangın uçakları ihalesini bir medya patronu ile İtalyanlar,

helikopter ihalesini ise; Ruslar ile Ali Şen’in ortak olduğu şirket almıştı.

Ki; Bodrum o dönemde de büyük orman yangınları atlatmış, helikopterleri ile ilgili pek çok olumsuz iddia ortaya atılmıştı.

xxxx

Bodrum çöplüğü,

her daim yanarak,

yangın söndürme uçak ve helikopterlerinin ekmeğine yağ sürüyor.

Dumanlar çıkmaya başladığında,

uçaklar/helikopterler havalanıyor,

denizden taşıdıkları tonlarca suyu çöplüğün üzerine bırakıyor.

xxxx

Çöplük gazı. büyük miktarlarda metan ve karbon dioksit gazlarından oluşur.

Yüzeysel yangınlarda çöplük düşük ısılarda yandığından yoğun beyaz duman çıkar.

Çöplük yangınlarında su kullanılması, sera gazlarının yoğun olarak çevreye yayılmasına neden olur.

Bu nedenle de çöplük yangınlarında, hem yangını kontrol altına almak hem de yangın sırasında oluşan sera gazlarının yayılmasını engellemek için köpük sıkılır.

Köpük,  yanan bölgedeki yüzeyi kaplayarak hava ile teması keser ve yanma ısısını düşürür.

Bu gerçek bilinmesine rağmen, belki de uçak/helikopterlerin uçuşlarını engellememek için çöp yangınlarında  köpük kullanılmıyor!

Uçak ve helikopterler çöplüğe su boşalttıklarında, turizm beldesi Bodrum, sağlığa zararlı, solunduğu zaman ciddi rahatsızlıkla yol açan dumana boğuluyor.

Televizyonlar, dumanlar arasında çöplüğe su dökmek için manevra yapan uçak  görüntülerine yer veriyor.

İlginç olan;

çöplük yangının su ile söndürülmeyeceği bilinmesine rağmen,

saat çalıştıkça patron para kazandığı için,

uçakların saatlerce yarımadayı dumana boğmak için su boşaltmaları.

Para kazanan patronun gazete ve televizyonlarında  çöplük yangını büyütülerek “Flaş” haber olarak veriliyor.

Her zaman olduğu gibi, yangınlara korumasız giden itfaiye ve orman emekçileri de uçak/helikopterlerin şov için sıktıkları suyun oluşturduğu gazları soluyor.

xxxx

Dalaman’daki yangın,

bir defa daha kartvizitle göreve gelenlerin ormanlarımız için ne kadar zararlı olduğunu gözler önüne serdi.

Anızdan çıktığı ifade edilen yangın,

zamanında müdahale edilemediği için büyüdü.

350 hektar orman kül oldu.

Kartviziti elden ele gezen bakanın;

“Yangında can ve mal kaybımız yok, 300 hektarlık alan etkilendi.”

açıklaması, topum vicdanında  yangın kadar hasar yarattı.

Oysa; Orman bakanı Pakdemirli, kendinden beklenen açıklamayı yapmıştı.

Açıklama, ortak zihniyetin tekil örneği idi:

Dağ keçileri, ceylanlar, tavşanlar, yılanlar, sincaplar, kaplumbağalar,

yüz binlerce kızılçam, meşe… canlı değildi.

Sınırsız doğurganlığı nedeniyle kutsanmış “toprak”ın kavrulmasının bir anlamı yoktu.

İnsan ölmediği,

evler yanmadığı için …sorun yoktu.

xxxx

Orman bakanı, yaptığı açıklama ile ateşe körükle gitti:

“Gece olduğu için yangın söndürme helikopterlerini kullanamıyoruz”

Ne demiş büyüklerimiz;

“Konuşmasını biliyorsan konuş ibret alsınlar.”

Demek ki; bakanın doğruyu bulmak için konuştuklarını önce kendisinin dinlemesi gerek.

Aynı açıklamayı AB’li bir bakan yapsaydı, ertesi gün görevinden istifa etmek zorunda kalırdı.

Japon bakan, açıklaması sonrasında harakiri’ yapardı

xxxx

Bir bakan ki;

ormanların gece de yanabileceğini,

yangına gece de müdahale edilebileceğini düşünmüyor.

Düşünse;

yapılan ihaleye gece havalanan helikopterler ilave edilirdi.

Diyelim; unutuldu.

Yurt dışında da orman yangınlarına karşı mücadele veren, iki binin üzerinde yangına başarıyla müdahale eden, 36 bin saatlik uçuş tecrübesi, 24 saat yangına gereken müdahaleyi yapacak, Avrupa’nın en büyük özel uçak Yangın Hava Söndürme Filosuna sahip THK’den neden destek istenmedi.

Bakan açıklamaları; çocuklara hikayeler.

THK’den yardım, yangın kontrol altına alındıktan sonra değil, başladığı zaman istenmeliydi.

İstendi mi.

….

Kiralanan filoda neden, gece uçan uçak/helikopter yok.

Ayrıca, THK varken neden, uçağı olmayan, orman yangınlarını söndürme tecrübesi olmayan bir firma ile anlaşılıyor.

Verilen cevap;

“THK’nun verdiği teklif daha yüksekti.”

İşin aslı; tam tersi.

Mimarlık firmasının teklifi, 104 milyon lira.

THK’nun verdiği teklif ise 70 milyon lira.

Yani, 34 milyon daha ucuz!

Ve de 36 yıllık tecrübe.

Orman yangınlarını söndürmek ticari değil, son derece ciddi bir uzmanlık işidir.

Ne yazık ki;

Bakan Pakdemirli bu gerçeği öğrenememiş.

GELECEK SAYIDA; ORMANLARI KİMLER YAKIYOR.

leave a reply

Reendex

Must see news