Merakla beklenen yeni öğrenci affı TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilerek binlerce gence 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde yeniden üniversite kapılarını araladı. AKP Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplanan komisyonda, Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde yapılan uzun görüşmeler nihayete erdi. Yasalaşma yolunda dev bir adım atan torba teklif, sadece öğrencileri değil; yükseköğretim kurumlarındaki akademik personeli, yabancı hekimleri ve üniversite kadrolarına yeni atanacak isimleri de yakından ilgilendiren kritik yapısal reformlar barındırıyor.
Öğrenci Affı Kapsamı ve Detayları Nelerdir?
Komisyonda uzun tartışmaların ardından kabul edilen maddelere göre, hazırlık sınıfı da dahil olmak üzere ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlarda öğrenim gören öğrencilere geri dönüş yolu açılıyor. Bu düzenlemeden daha önce çıkarılan öğrenci affı düzenlemelerinden yararlanmamış olanlar faydalanabilecek. Kendi isteğiyle üniversiteyle ilişiğini kesenlerin de dahil edildiği bu hak sayesinde, başvuru yapan öğrenciler 2026-2027 eğitim-öğretim yılında eğitimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.
Yasa tasarısında farklı öğrenim düzeylerinde aftan yararlanma koşulları, silah altında bulunanların askerlik ertelemeleri ve terhis sonrası başvuru süreleri gibi teknik detaylar da ayrıntılı şekilde düzenlendi. Ayrıca taban puan şartları ile açık öğretim programlarına yatay geçiş imkanları da öğrencilerin lehine olacak şekilde esnetildi. Ancak bu büyük fırsattan yararlanmak için belirli yasal sınırların ve temiz sicil şartının taşınması gerekiyor.
Askeri Okullar ve Emniyet Mensupları Kapsam Dışı Bırakıldı
Komisyon görüşmeleri sırasında iktidar partisi milletvekilleri tarafından verilen kritik bir değişiklik önergesiyle, bazı kurumlar tamamen öğrenci affı kapsamı dışında bırakıldı. Yapılan düzenlemeye göre; Anayasa’nın 132’nci maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan kurumlar af kapsamına dahil edilmeyecek.
Bu çerçevede;
Polis Akademisi ve buna bağlı eğitim öğretim kurumları,
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı birimler,
Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler,
Milli Savunma Bakanlığı, emniyet ve jandarma nam ve hesabına diğer üniversitelerde okurken ilişiği kesilenler,
bu düzenlemeden kesinlikle faydalanamayacak. Bunun yanı sıra terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imal ve ticareti ile intihal gibi ağır suçlardan mahkumiyeti bulunanlar ile terör örgütleriyle iltisaklı olduğu için ilişiği kesilenlerin de başvuruları geçersiz sayılacak.
Akademide “Güvenlik Soruşturması” ve Atama Şartı
Komisyonda muhalefet milletvekillerinin yoğun itirazlarına ve “fişleme” eleştirilerine neden olan bir diğer önemli madde ise akademisyen atamalarıyla ilgili oldu. Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte, bundan sonra yükseköğretim kurumlarında görev yapacak tüm öğretim elemanları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı aranacak.
Akademik personeller, ancak bu sürecin olumlu sonuçlanmasının ardından üniversite kadrolarına resmen atanabilecek. Eğitim sendikaları ve muhalefet kanadı bu uygulamanın akademik özgürlüklere gölge düşürebileceğini savunurken, yasa yapıcılar devlet kurumlarının güvenliği açısından bu adımın zorunlu olduğunu ifade etti.
Sahte Tez Yazan Akademisyenlere Meslekten İhraç
Akademik dünyadaki etik dışı faaliyetlerin ve intihal olaylarının önüne geçmek amacıyla komisyonda tarihi bir ceza maddesi de kabul edildi. Son yıllarda büyük bir ticari sektör haline dönüşen “başkası adına tez veya makale yazma” faaliyetlerine darbe vuruluyor.
Kabul edilen 7. maddeye göre; başkaları adına tez, makale veya herhangi bir akademik çalışma hazırlayan, hazırlatan ya da bu sürece aracılık ettiği tespit edilen akademik personel, üniversite öğretim üyeliği mesleğinden çıkarma cezası ile karşı karşıya kalacak. Ayrıca YÖK’ün uluslararası anlaşmaları kapsamında öğretim elemanlarının yurt dışındaki üniversitelerde 5 yıla kadar aylıklı izinli olarak görevlendirilebilmesine de yasal olanak tanındı.
Döner Sermaye ve Yan Dal Uzmanlarına Ek Ödeme Düzenlemesi
Kanun teklifi sadece akademik disiplini değil, üniversite hastanelerindeki mali yapıyı da yeniden şekillendiriyor. 2547 Sayılı Kanun’un 58’inci maddesinde yapılan düzenlemeyle yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ile araştırma görevlilerinin ek ödeme oranları yükseltildi. Bu ödemelerin tavan oranları, Sağlık Bakanlığındaki emsalleriyle eşit seviyeye getirildi.
Öte yandan, yabancı kontenjanından uzmanlık eğitimi alan hekimlere yönelik döner sermaye uygulamalarında kısıtlamaya gidildi. Yabancı uyruklu hekimlere, kanunlarda öngörülen resmi ödemeler dışında döner sermayeden nakdi veya ayni hiçbir ek ödeme yapılmayacak. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesindeki iki yüksekokulun kapatılarak fakülteye dönüştürülmesini öngören madde ise son anda verilen bir önergeyle tekliften tamamen çıkarıldı.
































