Muğla’da 500 yıllık “düğün güreşi” geleneği

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı 500 yıllık geçmişi olan Çomakdağ köyünde yaşatılan düğün güreşi geleneği yerli ve yabancı turistlerden ilgi görüyor

– Muğla’nın Milas ilçesine bağlı 500 yıllık geçmişi olan Çomakdağ köyünde, düğün güreşleri geleneği sürdürülüyor
– Çomakdağ köyündeki kadınlar ve kız çocukları, düğüne 500 yıllık gelenek ve göreneklerini yaşatmak için hazırladıkları ve günlük yaşamlarında kullandıkları ipekten yapılmış kıyafetler ve altın takıları ile başlarını süsleyen çiçeklerle katılarak ilgi odağı oluyor
– Çomakdağ Kızılağaç Köyü ve Havalisi Kültür, Turizm, Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Hasan Yıldırım:
– “Buradaki düğünler 4 gün sürer. Oğlan evine bayrak dikilmesiyle başlayan düğünün ikinci gününde gece güreş organize edilir. Bu güreşler Kırkpınar kurallarına göre yapılır ve Türkiye’nin her yerinden her yaşta pehlivan gelir”
– “Seyir keyfi yüksek olan düğün güreşleri, geceden sabaha kadar sürer ve tüm masraflar düğün sahibi tarafından karşılanır. Düğünlerimize davetlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistler de ilgi gösteriyor”

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı 500 yıllık geçmişi olan Çomakdağ köyünde yaşatılan düğün güreşi geleneği yerli ve yabancı turistlerden ilgi görüyor.

Çomakdağ’da kadınlar ile kız çocuklarının rengarenk ipekten giysileri, altın takıları ve başlarını süsleyen çiçeklerle, köyü ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Köyde yapılan geleneksel düğünler ve düğün güreşleri de ilgi görüyor. 4-5 gün süren düğünleri ve güreşleri izlemek için çok sayıda yabancı turist, köyü ziyaret ediyor.

Çomakdağ Kızılağaç Köyü ve Havalisi Kültür, Turizm, Araştırma ve Geliştirme Derneği Başkanı Hasan Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken düğün güreşi, bez bebek yapımı ve ipek böceği yetiştiriciliği gibi yöreye özgü kültürel değerleri yaşatmak için çaba gösterdiklerini ifade etti.

Yöredeki taş evlerin ahşap işçiliğiyle ve ilginç bacalarıyla dikkat çektiğini belirten Yıldırım, geçmişi 500 yıl öncesine dayanan Çomakdağ-Kızılağaç’ın gündelik yaşamıyla açık hava müzesi niteliğinde olduğunu söyledi.

– “Erkekler sınıfta kaldı, kültürümüzü yaşatan çalışkan kadınlarımız”

Çomakdağ’ın kültürel değerlerini tanıtmak, yaşatmak ve geliştirmek amacıyla çalışmalar yaptıklarını ifade eden Yıldırım, “Çomakdağ’da, kışın sıcak yazın ise serin olan ve ‘bizim hane’ dediğimiz tek göz eski evler bulunuyor. Bu evler, ahşap işlemeciliği ve süslemeleriyle güzel örnekler sergiliyor. Burada kültürü üreten, zenginleştiren ve yaşatan en önemli unsur çalışkan kadınlarımız. Biz erkekler bu konuda sınıfta kaldık diyebilirim.” dedi.

Kadınların ev ve tarla işlerinden arta kalan zamanda yöresel kıyafetli bez bebekler yaparak turistlere satarak aile ekonomisine katkı sağladığını vurgulayan Yıldırım, kadınların ipek böceği yetiştiriciliği ile ürettikleri ipekten baş örtüsü ve diğer ürünlerden yaptıklarını kaydetti.

– “Kırkpınar pehlivanları otantik düğünleri şenlendiriyor”

Geçmiş yıllarda her düğünde düğün güreşi olduğunu anlatan Yıldırım, Kırkpınar pehlivanlarının er meydanına çıktığı en eski geleneklerinden olan düğün güreşleriyle ilgili şunları belirtti:

“Buradaki düğünler 4 gün sürer. Oğlan evine bayrak dikilmesiyle başlayan düğünün ikinci gününde gece güreş organize edilir. Bu güreşler Kırkpınar kurallarına göre yapılır ve Türkiye’nin her yerinden her yaşta pehlivan gelir. Seyir keyfi yüksek olan düğün güreşleri, geceden sabaha kadar sürer ve tüm masraflar düğün sahibi tarafından karşılanır. Düğünlerimize davetlilerin yanı sıra yerli ve yabancı turistler de ilgi gösteriyor”

Çomakdağ’da yaşayan Tanfer ve Güzide Keskinateş çiftçi de geleneklerini yaşatmak adına en mutlu günlerinde düğün güreşi etkinliği düzenledi.

Mahalle meydanındaki alanda toplanan davetliler, ilk önce cazgırın anonsuyla sahneye çıkan gelin damadın sergilediği zeybek oyununu izledi.

Takı merasiminin ve oyunların ardından düğün alanı er meydanına dönüştü. Kıspetlerini giyerek, ayak uçlarını bağlayan ve zeytinyağıyla yağlanan pehlivanlar, er meydanında peşrev oyunu sergiledikten sonra hakemlerin huzurunda dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele verdi.

Dereceye giren pehlivanları mükafatlandırdığını söyleyen damat Keskinateş, herkesi Çomakdağ’ın renkli kültürünü görmeye davet etti.

Mürüvvet Yıldırım da Çomakdağ kadınlarını “emekçi kadın” olarak gördüğünü belirterek, geçmişte sadece çocuklar için yapılan yöresel bez bebeklerin artık turistler için üretildiğini anlattı.

Yıldırım, 500 yıllık kültürü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çaba gösterdiklerine işaret ederek, “Gündelik hayatta ve özel günlerde giyilen yöresel elbiselerden ve aksesuarlardan oluşan bez bebekler yapıyoruz. Bir bez bebekte entari, göğüslük, fistan, ayakkabılık, çemperi, tura, kollu, ipekli gömlek gibi kıyafetler bulunuyor. Bebeğin üzerindeki elbiselerin işçiliğine göre fiyatı 50 ile 100 lira arasında değişebiliyor.” diye konuştu.

 

leave a reply