Günümüzde çocuklar teknolojiyle adeta iç içe büyüyor. Daha konuşmayı tam öğrenmeden ekranı kaydırmayı öğrenen miniklerimiz var. Hatta bazıları çizgi film karakterlerinin isimlerini dedelerinin ve ninelerinin isimlerinden daha iyi biliyor!
Elbette teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor. Ancak ekranlar, fark etmeden çocuklarımızın gelişiminden küçük küçük parçalar çalabiliyor.
Bilimsel araştırmalar; uzun süreli ekran kullanımının dil gelişimini, dikkat süresini, sosyal becerileri ve duygusal gelişimi olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Çünkü çocuklar konuşmayı ekrandan değil, kendileriyle konuşan insanlardan öğreniyor.
Bir tablet ne kadar akıllı olursa olsun;
“Bugün seni mutlu eden şey neydi?”
diye soramaz.
Çocuklar empatiyi, paylaşmayı, sabretmeyi ve duygularını ifade etmeyi ekranlardan değil; anne babalarının yüzüne bakarak, arkadaşlarıyla oynayarak ve hayatın içinde yaşayarak öğrenirler.
Peki ne yapabiliriz?
Çocuklarımıza örnek olalım.
Ekran sürelerine sınır koyalım.
Birlikte oyun oynayalım.
Sohbet edelim.
Ekransız aile zamanları oluşturalım.
Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor. Önemli olan, teknolojinin çocuklarımızın çocukluğunu elinden almasına izin vermemek.
Unutmayalım; çocuklarımız yıllar sonra hangi telefonu kullandığımızı hatırlamayacak. Ama birlikte güldüğümüz anları, oynadığımız oyunları ve kendilerini değerli hissettikleri zamanları hatırlayacaklar.
Belki de bazen yapabileceğimiz en akıllı şey, akıllı cihazları bir kenara bırakıp çocuğumuza dönmektir.
Kayane Kutlu
Psikolojik danışman/pedagog
kayyanek66@gmail.com




































