bodrum olay android uygulama
bodrum olay android uygulama
Bodrum Olay | Bodrum Haber, Bodrum Kültür, Bodrum Magazin, Bodrum Siyaset, Bodrum Spor, Bodrum Cemiyet, Bodrum Son Dakika Haberleri

Böyle Giderse Daha Çok Orman Yanar

Osman Arkangil

Yunan Latin Dillerinden mezun olan Osman Nuri Arkangil, Dünya, Hürriyet, Bulvar, Tercüman gazetelerinde, muhabir, editör, müdür ve köşe yazarı olarak çalıştı. Fotoğraf, haber, araştırma ve röportaj dallarında çok sayıda gazetecilik başarı ödülü aldı. Kurduğu Ekol Menkul Değerler ve BAB Menkul Değerler şirketlerinde yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. BorsaTürk ve Star Borsacı dergilerini çıkardı. Yerleştiği Bodrum'da 12 yıldır mobilya üretimi ile uğraşıyor. 6 yıldır Bodrum Olay Gazetesi'nde, Bodrum'la lgili yazılar yazıyor.

10 değil.

100 değil.

1000 stadyumu bir arada düşünün.

Düşünün ki;

İzmir’de yanan orman sahasının büyüklüğünü anlayın.

500 hektar orman kül oldu.

Yanan, sadece ağaçlar mı.

Ceylanlar, tavşanlar, sincaplar, yılanlar, keçiler… diğer canlılar.

xxxx

Ağaçları, ormanda yaşayan bitki ve hayvanları canlı olarak görmeyen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli; Muğla’daki 350 hektarlık orman yangınından sonra;

“Şükür olsun, can ve mal kaybımız yok, 300 hektarlık alan etkilendi.”  demişti.

Pakdemirli, İzmir’de günlerce devam eden ve 500 hektar ormanın kül olduğu yangın için de;

“Daha kötü bir tablo bekliyorduk, ancak iyi bir tabloyla karşılaştık” dedi.

xxxx

Demek ki; 500 hektar ormanın yanması çok kötü bir tablo değil, bakana göre.

Çok kötü tablo için, herhalde 2-3 bin hektar ormanın yanması gerekiyor.

xxxx

Birileri, ya bakanı sustursun…

Ya da doğru bilgilendirsin.

Her konuşması skandal.

Örnek mi;

“6 uçağın 3’ünün motoru yok, binmek isteyen buyursun binsin” açıklaması.

….

xxxx

Sayın Bakan;

öncelikle bilmeniz gerekir ki;

THK’nın 9 uçağı var.

Neymiş;

6 değil 9 uçak.

Üç uçak hurdaya değil, yedek parça için ayrılmış. Bir uçak bakımda. 5 uçak uçmaya hazır.

xxxx

Bakanın uçamaz dediği uçaklar için

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü uçuş izni vermiş.

Buna göre;

Ya Bakan yalan söylüyor

Ya da THK uçaklar için uçuş izni almamış.

Ki, uçakların uçuş izni var.

xxxx

Bakanın personeli;

“‘Bu eski uçakları kullanamayız” demiş.

THK’nun uçakları 1980 model, biri de 1970.

İlginçtir, bu uçaklardan üçü ile  2016 yılı sonunda Kudüs dahil 13 noktada çıkan yangınlara  müdahale etmiş, İsrail, “Ateş Kuşları” ekibine gösterdiği büyük başarıdan dolayı teşekkür etmişti.

Aynı şekilde Yunanistan’daki yangınlara da, bakanın ” Uçamaz” dediği uçaklar müdahale etmişti.

Ayrıca, Bakan geçen yılki yangınları unutmuş olacak, bu yangınlarda “Eski, kullanılamaz” dediği uçaklar kullanılmıştı.

xxxx

Pakdemirli’nin yanlış açıklamalarına dayanamayan THK yetkilileri sonunda patladı:

“Yangın söndürme uçaklarımız ne bozuk, ne eski, ne de yağ kaçırıyor. Hepsinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden onaylı uçuşa elverişli olduklarına dair sertifikaları var. Bakımları yeni yapıldı, belgeleri alındı. Gelin desinler, motor çalıştırır gideriz.”

Havacılıkta eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır, diyen THK yetkilisi;

“Biz siyasetin dışındayız. Uçaklardan 4’ü 1980 model. yangın söndürme uçaklarımız Kanada yapımı CL-215 modeli. Bütün dünya bu yangın söndürme uçaklarını kullanıyor.” açıklaması ile de bakanın kamuoyunu nasıl maniple ettiğini belgeledi.

xxxx

“Kanarya Adaları’nda, Sibirya’da ve Kanada’da da yangınlar var” diyen, Bakan, tabiat dersi gibi coğrafyadan da sınıfta kaldı.

Evet, orman her yerde var.

Ancak sözünü ettiğiniz bölgelerdeki ormanlar, dünyanın en büyük ormanları…

Bu ormanları bizimkilerle kıyaslamak, denizle okyanusu kıyaslamak olur.

xxxx

Bakan, yangın söndürmede uçak kullanılmasından hoşlanmıyor.

Manevra kabiliyeti daha yüksek olduğu için helikopteri tercih ediyor.

Bakanın yanıldığı nokta, helikopterlerin seri olmalarına rağmen hızlarının düşük, taşıdıkları su kapasitesinin az olması.

Uzmanlar, helikopterlerin yangının başlangıç aşamasında kullanılmasının söndürmede başarı getirdiği konusunda aynı görüşteler.

Ancak yangının yayılması halinde devreye hızlı hareket eden uçakların girmesi gerekiyor.

Uçak, bir seferde  beş ton su ya da beş ton köpük atabiliyor.

Köpüğün yangına etkisi suya oranla on kat daha fazla oluyor.

Yani, uçak bir seferde 50 ton su atmış gibi etki yaratıyor.

Ne yazık ki; aynı etkiyi helikopterler ile almak mümkün değil..

Sanıyorum bakan bu gerçekleri bilmiyor.

Belki de biliyor, ihaleyi alan mimarlık firmasının söndürme işleri/saatleri düşmesin diye hassas davranıyor.

xxxx

Bakan ilk defa doğru yorum yaptı:

“Yangın fırsatçıları var”

Kesinlikle doğru.

Yangını çıkartanlar, yangın söndürmeden pay alanlar… fırsatçı olarak görülebilir.

Bakan ise, fırsatçıları “siyasi” olarak tanımlaması ise ayrı bir gaf.

Ormanda siyaset yapan AKP izin veren Hüküme

Orman Genel Müdürlüğüne eleman almayan Hükümet.

Orman yangınlarında uçak kullanmayan Hükümet.

Yangın söndürme ihalesini deneyi olmayan mimarlık firmasına veren Hükümet.

Ormanları, yanmaktan beter eden yabancı/yerli maden şirketlerine izin veren Hükümet.

Orman Genel Müdürlüğüne hak edeni değil, kartvizit taşıyanı işe alan Hükümet.

xxxx

“Hayatlarında bir kez buraya gelmeden bu işi siyasi ranta çeviren klavye şövalyeleri var.” diyor bakan.

Burası olarak, yangın bölgelerini kast ediyor.

Bakanın sözleri şahsım için geçerli değil.

Ormanı ve yangını iyi biliyorum.

Bodrum/Kızılağaç’ta meydana gelen büyük yangın evimin 100-200 metre ilerisinde başladı.

Sert bir poyraz vardı.

Alevler göğe yükselerek saldırdı çiftliğin duvarlarına.

Fakat aşamadı.

Orman içinde yaşadığımız için önlem almıştık.

15  hidrant, 400 tonluk su depoları, su perdesi oluşturan yanmaz hortumlar, jeneratör ve güçlü hidrofor vardı.

Alevler, Kızılağaçın içerisine ulaşamayıp, yönünü İçmelere çevirdi.

Milas’tan gelen, ormanı ve yangını tanımayan orman müdürü yangının idaresini Bodrum’daki mühendise bırakmayıp, kendisi kontrol etmeye kalkınca alevleri şahlandırdı. Kendi arazözünü yaktı.

Yani, yangını kontrol etmek beceri, cesaret, güven ister.

Ekibi doğru yönlendirmek gerekir.

İşin kontrolü kartvizitli müdüre kalınca orman kül olur.

Evet sayın bakan; ormanı ve yangını sizden iyi biliyorum.

Ormanda yanan hayvanların sesleri hala kulaklarımdan gitmiyor.

Çam ağacının duman etkisiyle, boğularak öldüğüne, zeytin ağaçlarının yerin bir kaç metre altına kadar alev alev yandığına şahit oldum.

Orman içinde yaşamanın gerektirdiği önlemi aldığım için evimiz ve ağaçlarımız zarar görmedi.

Çünkü, önlem almıştım.

Orman sizin.

Ne önlem aldınız.

Afaki söylemlerden başka ne yapıyorsunuz.

xxxx

Bu arada bakanı ” BODRUM OLAY GAZETESİ” ni okuduğu için kutlarız.

Yeni hedefi; yangınlara havadan müdahale etmek olan Orman Bakanının ;

” Bütçemiz kısıtlı. diyerek, ayrılan elemanlar yerine yeni eleman almadığını vurgulamış, devamında;

“Ayrılanların yeri dolmuyor. Aksine her geçen gün, eleman sayısı azalıyor. Örnek vermek gerekirse, bir arazöz’de 6 kişi olması gerekirken eleman eksikliğinden dolayı yangına 1 artı bir ya da 1 artı iki kişi gidiliyor.” demiştik.

Yazımızın mürekkebi kurumadan Bakan Bekir Pakdemirli; Orman Genel Müdürlüğü’ne eleman alındığını açıkladı.

Ne zaman.

!000 dönümden fazla ormanımız küle döndükten sonra.

Aceleye ne gerek vardı sayın bakan!

xxxx

Sayın bakanın okuduğunu düşündüğüm BODRUM OLAY’daki  yazının bir bölümünü klavye şövalyesi olmadığımızı anlaması tekrarlıyorum:

“Orman Bakanlığı’nın bütçesi kısıtlı.

Bu nedenle hükümet, Diyanet Bakanlığının bütçesini artırarak ormanlar yanmasın diye bolca dua ettiriyor.

Orman yangınlarında uçak ve helikopterlerin rolü inkar edilemez.

Ancak yangının büyümeden söndürülmesi için, yerden müdahalenin çok güçlü olması gerekiyor.

Yani, başrol her zamanki gibi orman emekçilerine düşüyor.

Ne yazık ki, ormandan emekli olan ya da ayrılan emekçilerin yerine yenileri gelmiyor.

Orman’da eleman sıkıntısının yanında, yeni neslin yangın söndürme işini sevmemesi de sorun oluşturuyor.

Amerika’da teknoloji bizden çok iyi olmasına rağmen orman yangınlarının günlerce hatta haftalarca devam etmesinin en büyük nedeni olarak, orman/itfaiye çalışanlarının alevlere bizim emekçiler gibi yakından değil, uzaktan müdahale etmeleri gösteriliyordu.

Gerçekten de bizim orman emekçileri yangına hiçbir koruyucu önlem almadan yürek gücüyle müdahale ediyorlardı.

Bugün gene müdahale ediliyor.

Ancak, eskisi gibi değil.

Nedeni de işe yeni girenlerin yangından uzak durmaları.

Yangınla mücadele zordur.

Ormana siyaset girdiğinde görev hak edene değil, kartvizit taşıyana veriliyor.

Bölgeyi bilmeyen, bölge halkını tanımayan kişiler iş başına geldiğinde de yangınlar artıyor. Ya da çıkan yangınlara doğru müdahale edilmediği için, yangın büyüyor”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Sizden Gelen Yorumlar
Döviz Bilgileri
DOLAR 5,7688
EURO 6,3920
ALTIN 278,9
BIST 100.216