-“Bodrumda yaşayanlara “Halikarnaslıyım” dedirtebilmeliyiz”

Ahmet Aras Bodrum’un seçilmiş Belediye Başkanı. Bana biraz süre verin demesine rağmen Bodrumlular da onun kadar heyecanlı. Beklentiler de yüksek. Hal böyle olunca Cumartesi Pazar dahil Bodrum Belediyesi fazla mesai yapıyor 15 gündür. Onun boş zamanını yakalamak hemen hemen imkansız. 1 Nisan’dan beri umudu, söyleyecekleri, istekleri olan olan herkes onun kapısında.  “Bana tebriğe gelmeyin dediği”, farklı yollar gösterdiği halde, Bodrum Belediyesinin salonları dolup dolup taşıyor. Bir durum var ki, gelen gitmek bilmiyor. Yeni gelecek olana yer açmıyor. Oturduğu koltuğu sanki kendi koltuğu gibi başkasına kaptırmamak için uğraşıyor.

Bodrum Belediyesi turizm sezonuna girdiğimiz bu dönemde Bodrumlular tarafından işgal altında. Bir telaş var. Herkes yeni Başkanı tanıma yarışında. Dışarıda da durum pek farklı değil, gözler Ahmet Aras’ın üzerinde. Kimi askeriye mi burası diye yakınıyor. Kimi çok memnunuz, Belediye şekle şemale girdi diyor. Tanıyanlar, tanıyor ama birçok kişi de yeni başkanı merak ediyor. Kim Ahmet Aras, bize bir sürü sözler verdi sözünü tutacak mı? Bodrum Olay olarak Bodrum’un Belediye Başkanı Ahmet Aras’a merak edilenleri ve  söz verilen bu kadar işi nasıl yapacağını sorduk

-Hızlı bir başlangıç yaptınız. Ne karşıladı sizi Bodrum Belediyesi’nde?

-“25 günde çok yoğun bir seçim dönemi geçirmiştik. Sabah 7’de başlayan gece 3’lerde biten bir tempoyla bütün Bodrum’u dolaşıp herkese dokunmaya başladık. Dertlerini dinledik. Eksiklerini gördük. Projelerimiz vardı ama gezerken önceliklerimiz şekillendi. Nasıl bir Bodrum Hikayesi yazacağımızı görmeye başladık. İnsanlara dokunduk. Bodrum’un eksiği olan buydu.

Bodrum beni tanıyor sanıyordum tanımıyormuş aslında. Gittiğimiz çok yerde kimse beni tanımıyordu. Bodrum Merkez, Ortakent, Yalıkavak’ta tanınıyoruz ama Bodrum çok büyümüş. Mumcular bölgesi var tamamen ayrı bir bölge, Torba’dan Gümüşlüğe kadar olan bölge var. Artık Bodrum’un her tarafı yaz kış yaşanır hale gelmiş. İnsanlar artık bu bölgelerde de yaşıyorlar. Çocuklar, yaşlılar, hastalar var ekonomik hayata katılanlar var. Bu 25 günlük süreçte onları tanımak için uğraştık. Mazbatanın ardından da hiç boşluk vermeden işe başladık. “

-“Hiçbir şey sürpriz olmadı benim için”

-“Belediyenin durumunu, önümüzdeki tabloyu biliyorduk. Hantallaşmıştı. İnsanların sürekli eleştirdiği bir kurum haline gelmişti. Geldik ve düzeltmeye başladık. Yıllarca Ankara’da devletin çeşitli kademelerinde çalıştım. Türkiye’nin her yerinde, Anadolu’nun her tarafında ve yurtdışında çalıştım.  Zaten bürokrasiden geldiğim için işin teorik kısmına çok hakimiz. Pratikte belediyenin imar gibi, fen işleri gibi teknik konuları var. Fen işlerine daha hakimim. İhale konusunda da yeterliliğim var. Yıllarca kamuda ita amirliği yaptım. Devlette para harcama yetkisine sahiptim. Bütçe konusuna da hakimiz, iş adamıyız sonuçta. Bir tek İmar konusunun üzerine daha çok düşüyorum. Onun da çalışmalarını yapıyoruz. Belediye mevzuatının çoğuna hakimim.”

Faaliyete hemen geçtiklerini, sezona çok az zaman kala işe başladıklarını hatırlatan Aras, Yolların çok kötü, altyapı sorunları ve çevre temizliği ile ilgili sıkıntıların olduğunu ve  önceliği onlara verdiklerini söylüyor. Aras “Belediyenin mali yapısını da biliyorduk şirketlerin durumlarını da. Bilmediğimiz pek bir şey yoktu. Hiçbir şey sürpriz olmadı açıkçası “ diyor.

Bodrum’u Bodrum’da yaşayanlardan korumaya çalışıyoruz

-İmar ile ilgili söylemlerinizde çok kişinin arı kovanına çomak soktunuz. Önümüzdeki dönemde Bodrum ne kadar yapılaşacak?

-“Mevzuat çerçevesinde yapılan ruhsatlaşma, alınan izinlere, bodrum standartlarında getirilen projelere karşı değiliz.

İmar planları zaten zamanında yapılmış. Yapılaşma alanları ve emsaller belli. Her şey ortada. Bu konuda bizim dünyayı yeniden keşfetmeye ihtiyacımız yok. Yatırımcıyı yönlendimek bizim en önemli görevimiz. Yapılacak proje Bodrum’un dağına tepesine, ağacına doğal yapısına zarar veriyorsa bunları yönlendireceğiz zaten. Ben imar derken kaçak yapılaşmadan bahsediyorum. İmar barışı derken insanların yanlış düşüncesi ya da bunu istismar etme niyetleri konumuz.

31 Aralık 2017’den önce yapılan binalar imar barışından faydalanacakken şu anda Bodrum’da mandalina bahçelerinden tutun, dağın tepesi, siteler, Bodrum Merkez. Herkes şu anda büyük bir yarışa girmiş gibi.  Bodrum’u daha fazla betonlaştırmaya Bodrum’u izinsiz ruhsatsız bir şekilde yağmalamaya çalışıyorlar.”

Bodrum’un geleceği tehlikede, Atlantis gibi kayıp kıta olabilir

“Biz kaçak yapılaşma ile mücadele ediyoruz. Açıkça bunu söylerken Bodrumu korumamız gerektiğini, Bodrum’un geleceğini tehlikede olduğunu açıkça ifade etmeye çalışıyorum. Son 10 günde gördüğüm, Aslında Bodrum’u Bodrum’da yaşayanlardan korumaya çalışıyoruz.

Bodrum’da yaşayan insanlar Bodrum’u batırmaya uğraşıyor. Böyle devam edersek. Belki yakında Bodrum Atlantis gibi kayıp kıta haline gelecek.

Bu yapılaşmanın sonu yok herkes şu anda yapmaya çalışıyor. Bir tane daha yapayım, bir kat daha çıkayım, 100 m2 izin alayım ama 500 m2 yapayım. Tamamen iş buna dönmüş durumda tamamen fütursuz, düşüncesiz. Birilerinin bu insanlara kral çıplak demesi lazım. “Kasabanın delisi benim“ derken aslında “Kral çıplak” diye bağıracağımı ifade ediyordum”

Devamı: “Söylemlerimle aslında farkındalık yaratmaya çalışıyorum”

“Söylemlerimle aslında farkındalık yaratmaya çalışıyorum”

“Durun ne yapıyorsunuz?” dememiz, avazımız çıktığı kadar bağırmamız gerekli olduğunu söyleyen Aras, insanların bir şeylerin farkına varmasını sağlamak için bunun kampanyalara dönüştürülmesi gerektiğinin üzerinde duruyor ve sözlerine devam ediyor:

“İnsanlara yapmayın. Durun.  Durun bir nefes alın.  Bodrum elden gidiyor demek lazım. İnsanlar farkında değil. Sadece kendi yaptığım 50 m2 ne olacak derken, o 50 m2 gibi 10 bin kişi yapıyor. Bir çarpsınlar bakalım 10 bin ile 50 m2’yi.  O zaman ne oluyor? Bunu görmek lazım insanların bunu farketmesi gerek. Söylemlerimle bu farkındalığı yaratmaya çalışıyorum.“

-Belediye’deki hak ve yetki sahipleri yetki ve sorumluluklarını farklı şekilde kullanmış olabilir mi?

“Sanmıyorum. Belediyede mevzuat ortada. Sonuçta bunların hesabı her zaman sorulabilir. Belediyenin içindeki görevli olan arkadaşlar çıkıp da emsal 30/15 iken, 50/100, 40/80, 20/40 veremezler.

Şöyle bir şey olabilir. Yatırımcılar geliyor Belediye Ruhsat projesi olarak geçiriyor. Ayrı bir proje yapıyor. Burada hakkı 2000 m2 inşaatken 2500 m2 inşaat yapıyor ve o projeyi uygulatıyor. Nasıl olsa iskan alırız ya da imar barışına sokarız diye düşünüyorlar.

Bizim problemimiz belediyenin denetim konusundaki eksikliği. Yasalara uygun ruhsat vermek zorunda. Çünkü 3 gün sonra başı derde girer. Ruhsatın denetimini daha sonra yapmıyorduk. Biz o denetimi yapmaya başladık artık. Biz daha önceden yapılan projeleri de daha önce verilen ruhsatları da hepsini tek tek gözden geçiriyoruz. İnceliyoruz ve yerinde denetim yapıyoruz.”

Ruhsata aykırı ise mühürlüyoruz

Ruhsata aykırı olan yapıları mühürlediklerini söyleyen Ahmet Aras. Yapılan iş doğru ise zaten müdahale edilecek bir durumun söz konusu olmadığını söylüyor.  Yapı kamu alanında ya da hazine arazisindeyse hemen yıkım kararı alıp yıkacaklarını da sözlerine ekleyen Aras, imar barışı ile yapı kayıt belgesi almış olanları bile çevre şehircilik bakanlığına sorduklarını, 2017-31 Aralık sonrası yapıldıysa onunla ilgili yıkım ve bertaraf edilmesi için ilgili sürecin başlatıldığını ifade ediyor. Bodrum Belediye Başkanı Bodrumluların hiçbir zaman Belediye buna izin verdi, bu kaçak yapı yapılıyor diye düşünmesini istemediklerini farklı düşünenlerin konuyu belediye ile paylaşabileceklerini vurguluyor. Aras sözlerine:

“Bunu yapan istismar edenler şu anda Bodrumda yaşayan insanlar ya da Bodrum’a gelen yatırımcılar. Belediyenin burada tek eksikliği denetim eksikliği idi. Onu da biz şu anda tesis ediyoruz. İmardan, zabıtadan bunun için bir sürü ekip kurduk. Hatta kaymakam bey ile de görüştük. Bu sadece bizim problemimiz değil, devletin de problemi.”

Avrupa’da bile eğer sen kaçak yapılaşmaya çevrenin doğanın tahrip edilmesine izin verirsen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargılanırsın yönetici olarak ya da devlet olarak.

-Burada bu kadar çok dikkat ettiğiniz konuya kurmuş olduğunuz ekipleriniz aynı hassasiyeti gösterecek mi? Daha önce de belediyede zabıtalar vardı.

-“Öyle düşünmemek gerek. Bu iş kararlılık ve adaletle mukimdir. Adam gerçekten sermaye sahibi ya da büyük iş adamı. O adam yapıyor ben neden yapmayayım diye kendisi de istismar ediyor konuyu. Bu iş içinde gayrimeşru ilişkiye girenler de olabilir ama kesinlikle genellenemez.”

Bodrum’un korunması için sonuna kadar mücadele edeceğiz

Bu işin tamamen kararlılık ve mücadele ile ilgili olduğunu söyleyen Bodrum Belediye Başkanı ” Bizim kültürümüz bu şekilde. Biz Bodrum’un korunması için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu konuda herkese eşit ve adaletli davranacağız” diyor. Aras sözlerine,

“Söylüyoruz eğer sen evine bir tadilat yapacaksan gel belediyeye biz yasal mevzuat çerçevesinde sana bu izni verelim ama gidip kendi kafana göre iş yapma. Her konuda böyle bu. Kaçak iskeleler konusunda da, plaj işgalleri konusunda da, pazaryerleri konusunda da her konuda böyle. Belediyenin müdahil olması gerekir.  Belediye standartlarını oluşturup, arkadaşlarımızın o standartlar üzerinden yardımcı olması gerekir” şeklinde devam ediyor.”

Kendimi tehlikeye atamam. Birisi üç kuruş fazla kazanacak diye imza atamayız.

Henüz hiçbir ruhsatı imzalamadığını, ruhsatları durdurduklarını işaret eden Aras şu an mevcut durumu tesbit ettiklerinin altını çiziyor ve sözlerine şu şekilde devam ediyor; “Ben talimatımı verdim. Bir proje yapılırken benim önüme getireceksiniz. Getireceksiniz göreceğim nasıl yapılacağını. Üç boyutlu mu getirecekler nasıl getireceklerse göreceğim cephesinin, içinin nasıl olacağını. Görüp inandıktan sonra ruhsat imzalarım. Projeleri değerlendirirken bütün emsalini plan notlarını, hukuki uygunluğunu her şeyi değerlendireceğiz.”

Seçim öncesi bir taahhüdü olduğunu hatırlatan Ahmet Aras öncelikle TMMOB ile bir protokol yapacaklarını,  onların da projeleri inceleyerek olurunu verdikten sonra projeleri imzalayacağını vurguluyor. Aras,”Kendimi de tehlikeye atamam. Birisi üç kuruş fazla kazanacak diye biz burada imza atamayız” diyor.

Bir heyecanla biz de yaptık

-Kaçak iskeleler dediniz. Sizin de bir iskeleniz var. Ne kadar yasal olsa da sonuçta bir iskele. Yunan adalarında plajlarda iskele, çok rastlanan bir durum değil.

-“Teknelerin yanaşması için iskeleler var. Denizcilik var işin ucunda. Nereye yanaşacak adam? Gökova’ya geliyorsunuz. Yol yok. Deniz ile turizm iç içe iskele de olacak ama yasal, ruhsatlı olursa. Kamunun izin verdiği ölçüde problem yok.

Benim elimde olsa kumsala iskele yapılmasına izin vermem. Dün Türkbükü’nde gördük. Çevre ve şehircilik bakanlığı bunun iznini ayarlamış vermiş.

“Mesela Kefi, Geliyorlar tekne ile yanaşıyorlar. Biz iskeleyi yaptırdığımız zaman Dilek Ağacı ve Kefi izin aldı. Sonra da Eriş Motel izin aldı. Tamamıyla yasaldır. Aralarında 150 m’den fazla mesafe vardır. 5 m’ye 20 m’dir ahşap iskeledir. Normalde de Kamuya da açıktır. Tamamıyla yasaldır. Kaçak bir tarafı yoktur.

Bunu yaparken ruhsatı, İnşaat ruhsatını aldıktan sonra inşaata başladık. En son iskanını da aldık. Bildiğiniz tam bir iskele. Ama şunu söylerseniz vicdanen kumsalda bunun olması gerekir miydi? Bence şu an baktığım noktada gerekmez ama biz de o zaman, bir heyecanla yaptık bunu.

O iskeleye harcadığınız para kadar para kazanamıyorsunuz o iskeleden. Geri dönüşü de yok. Aslında çok karlı bir iş olmadığını yaptıktan sonra anladık. Biz diyorduk ki, insanlar yatsın kalksın, yemek yesin, öyle bir şey yokmuş. Her sene verdiğimiz kira, yapım ve inşaat maliyetleri ile 20 senede o parayı çıkartamıyorsunuz. Yapmasam da olurmuş aslında.”

Mutlaka sökülmesi gerekiyorsa sökeriz problem değil

-Herkese örnek olsun diye yıkmayı düşünüyor musunuz?

-“Şu anda yıkamam. Şöyle bir şey yapacağız koyların planını çıkartacağız mesela Ortakent böyle bir yerdir onun içeriğini belirleyeceğiz. Ortakent kumsaldır. Esnafımızla, vatandaşımızla bunu konuşacağız. Vatandaşlarımızın da rahatça sahillerden faydalanması için iki tarafı da üzmeyecek ortak paydada buluşacak, çözümler üreteceğiz.

Herkes de bu işe gönüllü. Artık bir standart olsun istiyorlar. İşletmeler de, ‘Belediye Başkanı bugün izin veriyor, sonra yarın gelip sök bunları diyor. Söyleyin bir şey yapalım 20 sene dursun’ diyorlar.

Ben de önümüzdeki süreçte göreceksiniz bütün bu çalışmaları yapacağım. Eğer Benim iskelemin de sökülmesi gerekiyorsa sökeriz yani problem değil.”

-Projeleriniz var ve bunları cesurca ifade ettiniz. Bu projeleri belediyenin personeli ile birlikte yapacaksınız? Belediye’nin tüm elemanları projelerinizi biliyor mu?

-“Gelir gelmez Adaylık sürecindeki projelerimizi etüt proje ve strateji müdürlüğüne verdim. Mevzuata uygun hale getiriyorlar. Bütçelendiriliyorlar. Bunun sonrasında çalışanlarımıza ve kamuoyu açıklayacağız projelerimizi.

Herkes kafasına göre takılamaz, belediyenin en büyük problemi laçkalıktı

-Farklı bir belediyecilik anlayışından bahsediyoruz. Ast üst ilişkisinin ötesinde Ahmet Aras’ın çalışanı ile paylaştığı ve çalışanının da desteğini aldığı yönetim anlayışı mümkün mü?

-“Tek tek brifing alıyoruz müdürlüklerden ve kendi bakış açımızı da paylaşıyoruz. Mesai prensiplerimizi, halkla ilişkilerimizi nasıl yürüteceğimizi mesai disiplini ve idari disiplinden başka kendi prensip ve bakış açımızı anlatıyoruz.”

-Mesai saatleri ile mi bellidir insanların verimliliği. Sadık olmaları işe gönlünü koymaları çalışanlarınızın gönlünü kazanmakla mı olur?

-“Öncelikle burası bir kamu kuruluşu. Burada kafama göre gelip gideyim meselesi olmaz. Arkadaşlarıma verdiğim talimat da siz personelinizden önce geleceksiniz. Her sabah  kendi biriminizle bir toplantı yapacaksınız dünü, bir sonraki günü, ne yaptığınızı ve ne yapacaklarınızı konuşacaksınız.”

Personelden önce gelip personeli görmek önemli. Kendi işletmemde de ilk önce gitmek önemli. Çünkü çalışanınızın da sizin bu işe ne kadar önem verdiğinizi görmesi gerek.

“İş disiplini oranın verimliğini de etkiler bir süre sonra. Bunu yapmadığınızda bir bakarsınız başı boşluk almış yürümüş. Belediyenin en büyük problem laçkalıktı.  Belediye Bodrum’da dağınık yapılarda, farklı lokasyonlarda yer alıyor. Ayrı ayrı başkanlıklar gibi her yerleşke. Arkadaşlarımıza ciddi bir iş disiplinini vermemiz lazım ondan sonra verimlilik gelebilir. Herkes kafasına göre takılamaz.”

“Önce belediye ile ilgili algıları değiştirmeliyiz”

“Kamuoyunda konuşulan şu idi. Belediyeye bir sürü insan çalışmadan maaş alıyor. Adam geliyor işe 11’de çıkıyor. Dörde kadar öğle yemeği takılıyor. Tavla oynuyor kağıt oynuyor. Hiç çalışmadan çıkıp gidiyor.  İnsanlardaki bakış açısı ve algı bu yönde idi.

İnsanların bana ve belediyeye güvenmesi için. Burada bu algıyı değiştirecek bir çalışma yapıyoruz. Personelimizin de bu algısının değişmesi gerek. Bir mevzuat uygulanıyor. İş disiplini var. İş disiplini var. Farklı kılıklarda bir sürü adam dolaşıyordu burada. Olur mu yani? Önce disiplini sağlayamazsanız o sistemden verim alamazsınız ki… Yıllarca bunu tartışmadık mı? Silahlı Kuvvetlerde de, geldi adam eline silahı verdin. Cepheye gönderdin, şehit oldu diyorlardı. Tabii ki doğru. Şimdi siz bu adamı alacaksınız önce şeklini şemalini değiştireceksiniz. Adamı eğiteceksin, sonra git savaş diyeceksiniz.”

-“Duygusal bir iş yapmıyoruz hepimiz sistemin parçasıyız”

-“Burada da aynı. Eğitmeden verim alamazsınız ki, önce bir düzeltelim sonra görevini yapsınlar.  Biz burada duygusal bir iş yapmıyoruz. Siz bir sistemin parçasınız.

Burada çalışıyorsanız herhangi biri değilsiniz. Bu işi yaparsınız. Yaratıcılıkla ilgili bir iş yapıyorsanız kendinizi geliştirirsiniz. Burada bir sıkıntı yok ama görevinin gerektirdiğini de yaparsın. Herkesin bilmesi gereken ben bir sistemin parçasıyım.”

-“Herkes görevini tam yaparsa burada herkes maaş alabilir”

-“Bilmeyip kendinden beklenenden az iş yaparsa istediğimiz yere varamayız. Zabıta kendi görevini yapacak, İmar müdürlüğündeki arkadaşım, insan kaynaklarındaki arkadaşım muhasebedeki arkadaşım, herkes görevini tam yapacak ki; burada herkes maaşını alabilsin. Bu bir sistemdir. Bu sistemin halkalarından biri kopar dağılırsa biz de parçalanıp dağılırız. O yüzden insanlar bilecek ki, biz bu sistemin içindeyiz.

Yöneticinin görevi de tepeden bakıp topyekün o sistemin çalışmasını sağlamaktır. Girdi buradaki çıktının bir faktörüdür. Saat gibi düşünün o sistemin bütün dişlileri tam çalışırsa o saat çalışır. Kıyafetim o bu diye sorgulamaya başladığında bir süre sonra beni sorgulamaya başlıyor.

Biz turnikeleri niye söktük. Zihin değiştirmek için. Bodrumlular önlerinde bir bariyer hissetmesinler istedik. Koridor vs kapalı kapılar istemiyoruz açık olacak bu insanların zihnini açar. Avrupa’da hep beraber çalışılan salonlar Rahat çalışma ortamları vardır. İnsanlar birbiri ile çalışırken fikir alışverişi yapar.”

-Lider olabilecek misiniz, çalışanlarınızı fikirlerinize inanarak ardınızdan sürükleyebilecek misiniz?

-“Liderlik yöneticilik ya da idarecilikten farklı. İnsanları sürükleyen bir yapısı olması gerekli. Başardığınız işlerle de bağlantılı. Verdiğiniz kararlar çok önemli.

Kararlı ve doğru adımlar atarak, adil olarak personelim ile güven ilişkisi oluşturacağım. Lider adildir,  empati yapar, kararlıdır, vicdanlıdır, insanı sever ama hata yapana karşı acımasızdır. Çok ciddi bir sorumluluk duygusu taşır. Bilgi ile de bağlantılıdır.  Bunu nasıl yaparım. İnsanları dinlerim, İnsana değer veririm. Kimseden istemediğim konuyu kendim yapmam ve sevdiririm kendimi. İnanırlar güvenirler. Personel çok dikkatli konuşmasanız bile sizi takip ediyor. Etrafımdaki üç beş kişinin söylediği lafa bakmam.”

Fen işlerinin başında kadın mühendisimiz var. 11 günde yapılan iş ivme kazandı

-“Fen işleri dediniz. Sizin yine söylediğiniz söylemlerden biri turistler gelmeden Bodrum’un şeklini şemalini değiştireceğiz idi.

-“Şu anda asfalt bağlantılı işler yapılıyor Asfalt şantiyemizi Büyükşehirle ortak kullanacağız. Yapıyoruz işleri ama tam değil. Bizim asfalt malzemesi almaya hem maddi gücümüz yok hem yetişmiş personel yok. Yapıyoruz işleri ama tam değil. Onlar bize eleman gönderiyorlar, malzeme de gönderiyorlar. Biz de mümkün olduğu kadar alıyoruz.

Öncelikle ana arterler ve insanların yoğun kullandığı caddelerde asfaltlama ve tadilat işleri yapıyoruz. Tamamını şimdi yapamayız öyle bir şansımız yok. Bu kış altyapı çalışmalarına başlayacağız. Asfaltlayıp tekrar kazamayız. Doğru dürüst tadilat ve tamirat yapmaya çalışıyoruz. Fen işlerinin başına bir kadın mühendisimizi getirdik. En azından yaptığımız işlerin detaylarını görsün diye.  11 günde bile yaptığımız iş çok ciddi bir ivme kazandı.”

İhaleyi onu tanıyorum ona vereyim mantığı ile değil, doğru iş yapana vereceğiz.

-“İhaleler benim kontrolümde dediniz. Geçmiş zamana bakıyor musunuz?

-“Bakıyoruz. Geçmiş zaman işlemlerinin de usulüne uygun olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bu işler bazen öyledir ki ihaleyi bırakıp gider. Turgutreisdeki yaşam merkezi gibi. Bu konuda şüpheniz olmasın biz kamu kaynaklarını çarçur etmeyiz. Doğru iş yapan adama vereceğiz. Onu tanıyorum ona vereyim diye bir konu yok bizde tamamen adaletli.”

– Şeffaflık derken giderlerinizi internete koymuşsunuz. Gelirlerinizi koyacak mısınız? Hatta Belediye iştiraki şirketlerin de gelirleri orada yer alacak mı?

-“Evet hem gelirler hem de giderler yer alacak. Belediye iştirakleri dediniz. Söz açılmışken Belediye iştiraklerini denetlemesi için bir bağımsız denetçi koyduk. Bağımsız denetçiler denetliyorlar rapor bize geldiği zaman bu raporu da açıklayacağız.”

-İlk geldiğim gün odalara kamera takacağım dediniz bunu yapabildiniz mi?

-“Evet bu konu için fiyat aldık. Benim tüm yöneticiler ve müdürlerin odası 31 bin TL tutuyor. Maaşlarda da bu ay için henüz eksiğimiz var. Benim odamdan başlarız ve ben de sözümün arkasında dururum.”

Gıda AŞ’ye yönetim kurulu bulamıyoruz

-“Bodrum Tanıtım Vakfının Başkanı olmayacağım demiştiniz. Belediye iştirakleri de dahil Hepsinde bir şekilde yönetim kurulu başkanısınız.

-“Gıda AŞ’de olmak zorundaymışım. Oraya bir de yönetim kurulu koyuyoruz ama insanlar girmek istemiyorlar yönetim kuruluna. Çünkü herhangi bir borç harç durumunda yönetim kurulunu oluşturanların da şahsi mal varlıkları tehlike altında olabiliyormuş. Belediye Meclisindeki arkadaşlarımızı alsam bu insanlar iş adamı iki gün sonra hesabına haciz gelse sıkıntı olur. Ben de tamam ben olurum dedim. Gıda AŞ’nin başında olmam gerektiği için oradayım. Profesyonel olarak bakıyorum konuya hemen de bir bağımsız denetçi getirdim zaten.

Sosyal Hizmet yapabilmemiz için GIDA AŞ’nin de olması gerekiyor. Vatandaşımıza uygun fiyatlı ürünler sunacağız diyoruz ama son zamlardan sonra şu an bu fiyatlarla zarar ediyor GIDA AŞ. Yazın kar kışın zararda olan bir şirketimiz. İşletmelerde de böyle işletmelerde personelinizin hepsini çıkarıyorsunuz. GIDA AŞ’de personeliniz yaz kış orada.

BOTAV konusunda da geçen gün yönetim kurulunu yaptık. Orada başkanlığı bana verdiler. Yönetim kurulu diyor ki; Eğer başkan siz olmazsanız burası cazibesini kaybeder. Belediye Başkanı’nın gelmediği fuara hiç bir turizmcinin gelmediğini söylüyorlar.

BOTAV çok önemli bir çalışma vakfı. Onu kurumsallaştıracağız gerçekten profesyonellerin görev almasını sağlayacağız. İş yapmasını. Arkadaşlarım yıllardır orada çalışıyorlar yılda 15 ayrı fuara katılıyor. Tanıtımı turizmcilerin değil profesyonel ajansların yapmasını istiyoruz.

BOTAV’ın finansmanını toparlayacağız. Üye sayısını artıracağız Bağış ve sponsorlar bulmamız gerek sonrasında da profesyonellere devredeceğiz.

Gerçekten ben onun da başkanı bunun da başkanı olayım gibi bir fikrim yok. Zaman içinde bu işin profesyonellerini getirmek zorundayız. Kendi yeri gibi işletecek insanlara ihtiyacımız olacak. Meclisimizde de bunu yapabilecek başarılı arkadaşlarımız var.”

İnşaat grubu turizme saygılı olmak zorunda

-Yıla yayılacak Turizmden bahsediyorduk. Nasıl olacak?

-“Öncelikle turizmi Temmuz, Ağustos ayından çıkarıp, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül gibi dört aya çıkarmamız gerekiyor. Bazı konulara çok önemle eğilmemiz gerek. Bunun içinde inşaat yasaklarını 4 ay ve hatta daha fazla bir sürede uygulamamız gerek.  BODRUM’da inşaatların kesinlikle durması  gerekiyor. Bodrum Turizm yapacaksa bir şantiye görüntüsünden kurtulmak zorundadır. Bunun bir açıklaması olamaz.

Turizm olmazsa inşaat olmaz. İnşaat da Turizm’den besleniyor. Temmuz ayında beton döken pompa, ortalıkta gezen mikser, kamyon ve iş makinesi görüyordum. Bunun bir açıklaması olamaz. O zaman dolduralım buraya evleri Turizm yapmaktan vazgeçelim.

“15 Mayıs’tan sonra inşaat yasakları da başlıyor. Herkesi uygun bir zemine oturtacağız. Bodrum’da şantiye görüntüsünden kurtulalım. Sezon öncesi ve sonrasında tüm otellerimizle de anlaşalım buraya gelecek olanları ağırlayabilmek için çok uygun fiyatlar koyalım. Mayıs ve Ekim aylarında çok düzgün ve iyi fiyatlara Turizmin daha uzun zamana  yayılmasını sağlayacak etkinlikler düzenleyebiliriz.

Mayısta Bahar ile ilgili festivaller, kongre, spor turizmleri sempozyumlar, fuarlar yapalım. Bodrum’un kültürel varlıklarını da ortaya çıkaralım. Kale açılsın, bir an önce antik tiyatro daha çok kişi ağırlayacak hale getirilsin. Yarımadanın diğer yerlerindeki Myndos, Mars Mabedi, Hipodrom, Surlar gibi kültür varlıklarımızla ilgili çalışmalarımızı yapalım.

Gastronomiyle ilgili işler yapalım, Karaovada bağ bozumu şenlikleri var. Onları uluslararası hale getirelim. Bağcılık var. Bağcılığı, üreticiyi destekleyelim.

Turizmi Karaova bölgesine de taşıyalım, önümüzde Kumköy’de Canlar şenliği var. Değişik kültürler yaşıyor. Kültürleri ortaya çıkarıp Turizmi çeşitlendirelim. Bu etkinlikleri belediye olarak biz planlayalım. Hem duyurup, hem bütçelendirebilelim. Daha geniş bir kitleye ulaşabilelim.

“İki Yaka Kültür Festivali” var önümüzde Fener Rum Patriğine davetiye gönderdik. Bunların hepsi dikkatleri buraya çekmek için yaptığımız işler. Dikkatleri buraya çekebilirsek altyapı da düzelir. Bunlar hep zincirleme işler. Eğer oradaki bir organizasyonda bir yer doğru çalışmıyorsa hepsi zarar veriyor.

-Bodrum’da turizm sadece deniz odaklı mı süregidecek?

-“Bodrum yarımada Turu, Bodrun, Motorsporları ile ilgili çalışmalar, Bisiklet kulübünün yaptığı işler var. Mavi yolculuk bizim dünyaya açılmamız için çok önemli. Deniz diyoruz. Çünkü insanlar gelip temiz bir denize giremez, plajlarda güneşlenemezse bizim turizmimiz biter. Mavi yolculuk ve geleneksel ahşap yat imalatlarının devam etmesi gerekiyor.

Tavla, Masa tenisi, Briç var Bodrum’da. Maalesef Bodrum gündemine bile taşıyamıyoruz. Spor kulüplerimizin yaptığı önemli işler var. Şimdi geliyor, ihtiyaçları olanı ezilerek istiyorlar. Biraz zaman versinler bunlar için farklı organizasyonlar oluşturacağız.

Su topu takımı var mesela. Gençlerin kötü alışkanlıklardan sıyrılması için yapılan işler var ve biz bu insanlara dilencilik yaptırıyoruz. Halbuki tam tersi belediye olarak; bizim yapmamız, bulmamız gerekir. Gelin, gençlere yardımcı olun ben size şöyle imkanlar veriyorum, salon yapmamız gerekiyorsa al. Saha, tenis kortu, gel burada çocuklarımızı yetiştir. Sosyal hayata spor hayatına alıştır.

Çocuklar sosyalleşsin, cep telefonu ve tabletten kurtulsun, demek varken, insanlar bize gelip biz bunu yapmak istiyoruz, bize yardımcı olur musunuz diyorlar.  Benim itirazım buna. Gençlik ve spor komisyonları oluşturuyoruz, hiç kimse bizden bir şey dilenmek zorunda kalmayacak. Bunlara destek olamıyoruz. Biraz zaman versinler. Belediye’ye alacağım, programlayıp, bütçelendirip yardımcı olacağız.

-Spor salonları Bodrum’un eksiği, ne yapacaksınız?

-“Kapalı spor salonu ya da antrenman salonları dediğimiz şeyler bir ev parası değil. Her sene iki tane yapsak Bodrum’un ihtiyacı olan spor sahalarını bitiriyoruz.  Önce planlamamız gerek. Önce yarımadanın 5 bölgesinde kapalı spor salonu istiyoruz. Bunun sürecini başlatacağız. Bunları yapmak isteyen öyle hayırseverler var ki… Yer bulamıyoruz.

Çünkü daha elimizdekilerin farkında değiliz. Bunların hazinede mi büyükşehirde mi olduğunu bilmiyoruz.

Bunların tasniflerini yaptırıp önümüze koyacağız ve yapacağız. Yüzme havuzu da bunların arasında olmak zorunda sadece kışın bunu yapamayız. Mumcular, Turgutreis, Bitez, Konacık gibi merkezlere konumlandıracağız”

-“Bodrumda insanlara Halikarnaslıyım dedirtmeliyiz”

-“Bizim başarımız nereden gelirse gelsin insanlara Bodrumluyum dedirttiğimizde olacak. Bunu dedirttiğimiz an Bodrumluyu Bodrumludan korumak zorunda kalmayacağız. Hemşehrilik ve aidiyet duygusunu Bodrumlulara getirmek zorundayız. Çünkü o zaman kaçak yapmaktan kaçınacak. “

-Koylarımızı korumalıyız dediniz. Koylarımıza nasıl sahip çıkacaksınız

-“Kent konseyinin yapılanmasını çok önemsiyorum. Kent Konseyi yasa ile kurulmuş bir sivil insiyatif. Sakın yanlış anlaşılmasın, ben bu meseleye siyasi olarak bakmıyorum. Tekrar tasarlamak gibi düşüncelerim yok. Zamanında böyle şeyler yapılmış. Kent konseyleri tavsiye kararları verir. Bu tavsiye kararları sizi yönlendirir. Biz her şeyi tartışmaya açacağız. Plajlar konusunu kaçak yapılaşmayı, kültür sanat konusunda yapılan işleri her konuyu tartışmaya açmak istiyorum. Oralarda tartışılsın ve kamuoyu yaratılsın.”

-“Kissebükü konusunda Bakanımızın hassas olduğunu düşünüyorum”

“Kissebükü konusunda Bakan Bey’in hassas olduğunu düşünüyorum. Son attığı iki adım bence çok önemli iki adım. Besa’yı durdurdu, Four Seasons’ın imar yetkisini iptal etti. İmar yetkisi bazı konularda bakanlıklarda. Bu bence konuyla ilgili hassasiyetini ön plana çıkarıyor. Bu konuda çok yanlış bir karara varacağını düşünmüyorum.

Gökovayı korumak zorundayız. Deniz Turizmini ve koylarımızı bitirmeyelim. Küdür, mesela bizim için çok önemli. Bu konuda da elimden geleni yapacağım.”

-“Bodrum için çok büyük projelerim var. Bunları hayata geçirmemiz gerek

“Turgutreis’te bir sahil yolu yapılmış ama kimse memnun değil orada bir yaşam merkezi başlanmış yarım kalmış. Ben o dönemde Belediye başkanı olsaydım yaptırmazdım mesela.  O yaşam merkezi oraya yapılamayacaksa da farklı alternatifler olabilir.”

-“Bodrum’un ağaçlarını tescilleyeceğim”

“Çarşıda yeni taşlar döşendi, pek çok bitki yok edildi. Yurtdışında yol yapılırken yolun yeri değiştiriliyor ama ağaç kalıyor. Sanayi yapılacak diye pek çok ağaç kesildi, Bodrum’da bu ağaç kıyımı devam edecek mi?”

“Gerişte yapıldı mesela. Kesilmedi başka çözümler bulundu. Ağaçları ve bu bölgeye özel olan bitki örtüsünü korumaya aldıracağım. Doğal sit gibi koruma altında olacaklar. Ağaçlarımızın envanterini çıkarıp, tescilleyeceğiz.

-Sizin için Bodrum’un beş önemli ana meselesi ve bu konularla ilgili zaman planınız nedir?

-“Kaçak Yapılaşma ile mücadele bunun zamanı yok. Bu bütün görev sürem boyunca böyle devam edecek. Bugün bitti yarın değil sonuna kadar mücadele edeceğim.

Altyapı çok önemli çünkü çevre ve denizi kirletiyor. Kasım ayında altyapı çalışmalarına başlıyoruz ama Turizm ile turist ile birebir karşı karşıya kalmayan yerlerde daha önceden başlanabilir. Bölgesel olarak düşünebiliriz.

Sosyal Travmalar var Bodrum’da insana eğilmek zorundayız. Bence bu aslında en öncelikli konu. Bence en ön sıraya bunu almalıyız. İnsanımızı aidiyet duygusu ile donatmamız gerek. Sosyal farklılıkları, gelir farklılıklarını dengelememiz gerek. O kadar kötü şartlarda yaşayan insanlar var ki inanamazsınız. O sosyal uçurumu kapatmamız, insana yatırım yapmamız gerek. Öncelikle onların yaşadığı ortamı düzelteceğiz. Sağlıksız koşullardan kurtarmamız gerek. İslamhanelerinde, Yaka’da, Peksimet’de, Gürece’de var. Bunun gibi farklı yerler var. O insanların yaşam şartlarını oluşturacağız. İmar planı olmadığı için kaçak yapılaşma yapılmış. Bir çocuk parkı yok, sağlık açısından ciddi sıkıntılar var. İbadethaneleri yok. Sosyalleşecek hiç bir imkanları yok.

Yalıkavak Palmarina’nın 5 km ötesinde bambaşka bir dünya, farklı bir insanlık dramı yaşanıyor. Buna hemen başlayacağız.  Sosyal projeler yapacağız ve insanlarla buluşturacağız. Bu insanları sosyal hayata entegre hale getirmemiz gerek. Bu insanlar Bodrum’un işgücü aynı zamanda. Yoldan geçen turistin kolundan çeken insanlar kim?

Bina yaparak kültür merkezi yaparak, altyapıyı yaparak  insanları birden bire değişmesini bekleyemezsiniz. Değişim insandan başlamak zorunda. İnsanların farkındalıkları, bilinçlenmesi için atılacak olan adımlar gerekli. İnsanların algılarının, farkındalıklarının değişmesi gerekli.

Çöp dağlarını Bodrum’da yaşayanların aidiyet duygusunu arttırarak eriteceğiz

“Farkındalık yaratacağız derken tek tek örnek vermek istemiyorum ama İnsanlara Bodrum’da çöp topluyoruz. Biz Bodrum’da sabah saat 8 ile 10 arasında çöpleri toplarız. Onun dışında lütfen dışarı çöp çıkarmayınız diyoruz. Vatandaşımızın 9’da çöpü alınıyor. 11 de yine aynı yerde çöp var.

Sokağı evi gibi görmüyor. Bodrum olarak görmüyor, kenti sahiplenmiyor. Bu kent benim. Sokağı da kaldırımı da benim diye hepimizin bilinçlenmesi gerekiyor. Çöpleri toplama saatlerinde çıkarıp, diğer zamanlarda evde biriktirmek önemli. Eğer Bodrumlu’ya Bodrumlu olduğunun farkındalığını yaratır ve kenti sahiplendirirsek hepimiz kazanırız. Bunu ilk sıralara taşırsak pek çok konuyu önleriz. Yapılaşmayı da çevre kirliliğini de önleriz.

Bodrum’un ekonomisi sadece Temmuz Ağustos Yaz turizmine endekslersek zaten kaybederiz. Bunu çeşitlendirmemiz gerek. Bodrum’da yat imalat sektörü var. Ahşap ve geleneksel tekneler imal ediliyor. Yapılıp dünyaya pazarlanan motoryatlar var. İçmeler, Tavşanburnu  ve Karaada bölgesini Akdeniz’in en büyük yat imalat ve bakım onarım merkezi yapmak gibi projemiz var.

Akdeniz’de çok önemli burası. Buna Turizm’e entegre edeceğiz. Karaova bölgesini de üretim ve el sanatları ile yöresel kültürünü yaşatarak, turizm ile entegre edeceğiz. Turizm ekonomisine kazandıracağız. Kültür ve tarihsel varlıkların ortaya çıkarılması da çok önemli bir proje.

Bazı işler var hemen yapabileceğimiz işler. Sarnıçlar, değirmenler var bunları Turizm’e kazandırabilecek işler basit ve hemen yapılabilecek işler. Gözümüzün önünde Aya Nikolayı görüyoruz. İçine ve çevresine stantlar konulmuş etrafında çirkin bir yapılaşma olmuş. Orası bir kilise. Burada resim sergileri başlayacak. Hem turizm ekonomisine hem de sosyal hayata katkı sağlayacak işler.

Otogar 10’uncu ayda bitiyoruz ve taşıyoruz. Bodrum’da artık yeni bir şey yapmak gerekmiyor. Temizlememiz gerekiyor. Bir Yahudi mezarlığı var. Temizledik. Hikayesini yazacağız ve kaybolmuşluklarından hayatın içine katacağız. Önümüzdeki dönem Bodrumlularla Bodrum’un hikayesini yeniden yazacağız. Bodrumu ilk önce toparlayıp sonra da dünyaya tanıtacağız. Kültür sanat ile buluşturup buraya dünyanın dikkatini çekeceğiz. Bodrum’da bunları yapmak zorundayız artık. “

Başkanın önünde 5 senesi var. Yaptıkları yapacaklarının teminatı olacak. Bodrumlulara burada çok iş düşüyor. Artık sadece yazlık bir mekan, dört ay para kazanılan yer algısını silmek için hep beraber uğraşmak farklı düşünmek gerekli. Bodrum’un kendine yetiyor olması bir tek Başkan’ın değil tüm Bodrumluların çabası ile hayalleri gerçeğe dönüştürebilir. Anlık kazanımlardan çok, uzun vadeye yayılan projeleri sahiplenip hayata geçirmek için destek vermek de Bodrum’un bundan sonraki döneminde farklı bir geleceğin kapısını aralar. Bunun için de Aras’ın dediği gibi hepimiz Karya’lıyız. Hepimiz Halikarnaslıyız. Hepimiz Bodrumluyuz. Bodrum Bizim.

leave a reply