Bodrum’da kurtarılmış bölgeler

Bodrum’da;
“Mavi tur” kadar,
“Safari tur” da gözde.
Rotası,
düzenleyen şirkete göre değişiyor.
Doğa aşıkları, yemyeşil çam ormanlarının sessizliği içinden denize ulaşıyor.
Adrenalin sevenler;
Kızılağaç-Çamlık yolunu tercih ediyor.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Üzeri açık jeepler ile ilk durak;
taş devri platolar.
Dağlar,
savaş tanrılarının gazabına uğramış gibi,
delik deşik.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Yüzlerce metre genişliğinde,
onlarca metre derinlikteki çukurları gören turistlerin ilk izlenimi;
“My Good” oluyor.
Şanslı turist,
dinamit patlatma sahnelerini de izliyor.
Toz, toprak bulutu arasında,
iş makineleri;
çukurlar içinde karınca sürüleri gibi hareket ediyor.
Yüzlerce İşçi,
medeniyetten uzakta,
mekana uyumlu görüntü sergiliyor.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Dağ delmek,
Mecnun döneminde zordu.
Bugünkü teknoloji ile,
Mecnun Leyla’sına kavuşurdu.
Dağı makineler deliyor.
Sorun;
Milyonlarca taş, toprak, moloz.
Ocak sahiplerinin lügatında sorun kelimesi yok.
Silmişler.
Binlerce dönüm orman,
en büyük döküm yeri.
Dağı oy,
taşı ayır,
molozu ormana dök.
Dereleri doldur.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Çilek taşı ocakları
kurtarılmış bölge gibi.
Ocak sahibi,
5-10 dönüm için ruhsat alıyor.
50 dönüm araziyi katlediyor.
Denetleyen yok.
Hesap soran yok.
“Çevreyi, ormanı katlettin” diyen yok.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Yüzlerce işçi,
ormana kurulan çadır ve konteynerlerde kalıyor.
Elbette,
yüzlerce işçinin pisliğini de orman temizliyor!
Ne yazık ki;
ormanı ve ocaklara giden yolları temizleyen yok.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Taş ocaklarının çevre katliamının destekçisi Ankara.
ÇED’den muaf tutulunca taş ocağı sayısı katlandı.
Türkiye genelinde 13 bin taş ocağı ruhsatı verildi.
Bu süreç sonrasında ormanlık alanlar, taş ocağı yuvası oldu.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Verilen ruhsatların ekonomiye katkısı var mı.
2002’de yüzde 1.1 olan pay,
13 bin yeni ruhsat sonrasında yüzde 1.3 ‘e yükseldi.
Kazanç;
0.2 puan artış.
Kayıp,
9 bin kilometre kare doğa.
Ve de
9 bin kilometrekare doğa altı.
Değer mi.
Çin;
doğasını korumak için,
taşı/mermeri çıkartmak yerine Türkiye’den satın alıp, işleyerek dünyaya satıyor.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Muğla genelinde 500’e yakın taş ocağı var.
Kaçak olanlar da cabası.
Bodrum’daki ocakların sayısı, yaklaşık 40 kadar.
Taş/maden ocak ruhsatlarını yerel yönetimler vermiyor.
Ankara, her müracatı onaylıyor!
Maden işleri Genel Müdürlüğü,
çok kolay ruhsat dağıtıyor.
500’e yakın taş ocağının İl Özel İdaresi’ne yıllık getirisi 3.5 milyon lira.
Harca harca bitmez!

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Taş ocakları,
vergi cenneti.
Fatura sorusuna cevap aynı;
” wê çi ye/ Fatura yok.”
Varsa da, dostlar alışverişte görsün, örneği.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Taş ocakları,
çevreyi, doğayı olduğu gibi,
işçi haklarını da katlediyor.
Kayaları kıran,
boylayarak ayıran işçilerin,
çoğunun sigortası yok.
Yaşam koşulları da çok kötü.
İnsanlık dışı.
Bodrum’u gezen turist,
gördüğü her olumsuzluk ile,
Türkiye’yi notluyor.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Eğriye doğru.
Suçlu kim?
Taş ocak sahipleri mi.
Onlara ruhsat veren Ankara’mı.
Evet.
Ankara suçlu.
Gerçek suçlu ise,
ocakları yıllarca denetlemeyen,
çevre ve doğa katliamına seyirci kalan
yerel yöneticiler.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Belediye,
izin ve ruhsat vermiyor olabilir.
Denetim ise,
“ONLARIN” yetkisinde.
Çevreye ve ormana atılan molozların sorumlusu “ONLAR”.
Ormanda yapılan izinsiz yerleşimin sorumlusu “ONLAR”
Yüzlerce işçinin ormanda yarattığı pisliğin sorumlusu “ONLAR”.
Binlerce ağacın kuruması ve kesilmesinin sorumlusu “ONLAR”.
Bodrum’a yakışmayan görüntülerin sorumlusu “ONLAR”.
Turizmin gözdesi Yalıçiftlikte, kurtarılmış bölge kurulmasına izin
verenler “ONLAR”
Ne yazık ki;
“ONLARA” hesap soran yok!

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

Medeniyeten söz edenler,
medeniyetin içine diyorlar.
Hangi medeni ülkede,
taş/maden ocaklarının böylesine ağır çevre/doğa tahribatına izin verilir.

ÐÐÐÐÐÐÐÐÐ

“ONLAR” görevlerini kötüye kullanarak,
Bodrum’un geleceğini çalıyorlar.
Tarih,
ne bu çevre kıyımını yapanları,
ne de bunu görmezden gelen “ONLARI” affeder.

leave a reply