BODRUM GEÇMİŞİ ÖZLÜYOR

 

Bodrum’da işler kesat , dedim.

Demez olaydım.

Telefonlar susmadı.

-Kardeşim sadece mobilyacıların mı işi kötü.

-Bizi neden yazmıyorsun.

-Biz esnaf değil miyiz.

Neden ayrım yapıyorsun…

Şeklinde pek çok eleştiri aldım.

Mobilyacıların/marangozların sıkıntısını bire bir yaşadığım için biliyordum.

Aynı şekilde mağazaların da.

Ne de olsa 2016 yılındaki terör faaliyetleri , Rus uçağının düşürülmesi , darbe girişimi  ve döviz fiyatlarındaki sert yükseliş piyasaları vurdu.

Ayrıca. olumsuz gelişmeler de halkın moralini bozunca ,

Piyasalar durma noktasına geldi.

Bu sarsıntı, sadece İstanbul ve diğer büyük şehirler değil, ülkenin dört bir köşesinden hissedildi.

Turizm yaralısı Bodrum’da olumsuz gelişmelerden çok ciddi zarar gördü.

Böyle olduğu için de; esnafın haline biraz değinince;

Bir dokun, bir ah dinle” örneği şikayetler birbiri ardına yağdı.

Telefonla arayan, e mail atanların dertleri,

Türkiye mozaiğini yansıtıyordu.

Şikayetleri yerinde gözlemek için  kısa bir Bodrum turu yaptım.

Xxxxx

İlk uğrak yerim, Bodrum merkez de bir otel oldu.

Geçen yıla kadar yaz-kış doluluk oranı yüzde 90’nın altına düşmeyen otel şimdilerde yüzde 20 doluluk oranı ile çalışıyor.

Otel müdürü sıkıntılıydı:
-Geçen akşam bir firmanın temsilcileri geldi. 8 oda istediler. Pazarlık ettiler. 350 liraya sattığım odayı, nasıl olsa otel boş, diyerek 150 liradan verdim.

Ülke gerçeklerini kabullenen müdür, gelecekle ilgili beklentisi kötümserdi;

-Görünen köy kılavuz istemez, 2017 yılı, sadece bizim değil turizm sektöründeki herkes için zor geçecek…Eski günleri yakalamak için mucize gerek.

Xxxxx

Yalıkavak’da müşterisi eksik olmayan, deniz kenarında, balık restoranlarına bitişik kuruyemişçiye uğradım.

Dükkan, her derde deva mal dolu.

Aynı doluluk dükkan sahibi için de geçerli.

Ne derdiniz varsa, çare olacak bitki, şurup benzeri doğal ürünleri veriyor.

“İşler nasıl” sorusu, dükkan sahibinin yüzünün asılmasına neden oluyor;
-Nasıl olsun, gördüğün gibi…Sinek avlıyoruz.

Mevsimsel bir sıkıntı mı yoksa, ekonominin, siyasi gerginliğin getirdiği bir durgunluk mu ?

-Her ikisi de…Hani yumurta mı civcivden, civciv mi yumurtadan çıkar sorusu gibi… Elbette yaz ayındaki işleri aramıyoruz ki; yaz ayında da işler beklediğimiz gitmedi. Ancak, geçmiş dönemde  kış ayında da iyi ciro yapardık… Bu yıl siftahsız kapattığımız günler oluyor.

Xxxxx

Deniz kenarında birbirine yaslanmış restoranların çoğu boş…

Müşteri yok.

Kimileri ışıklarını söndürmüş.

Kimileri de, müşteri bekliyor.

Bir iki restoran da ise 2-3 masa var.

Bazı dükkanlar da devretmek için paralı alıcı arıyor.

Ancak, az olan müşteriyi tamamen kaybetmemek için, devir olayını kapalı kapılar ardında yapıyor.

Kapı önünde ellerini ovuşturarak arkadaşıyla  bekleyen garsonla sohbetim kısa sürüyor;

Hava soğuk, ayrıca ıslanmışsın, üşümüyor musunuz?

-Üşüten soğuk değil, işsizlik.

Gördüğüm kadarıyla diğer dükkanlarda da aynı sıkıntı var.

-Ne yazık ki…Müşteri bıçak gibi kesildi.

Neden böyle oldu.

-Ortalık toz duman…İnsanların canı eğlenmek istemiyor.

Bodrum merkez de, manavların oradaki restoranlar iş yapıyor.

-Bodrum merkez ile Yalıkavak aynı değil…

Geçen sene de aynı sıkıntı var mıydı.

-Yaz ayı çok iyi gitmişti… Kış ayında da yaz gibi olmasa da iş yapıyorduk… Bu sene bir felaket… Yeni yılda işler açılmazsa dükkanlar kepenk kapatır.

Xxxxx

Yaz-kış Bodrum’un gözdesi olan Oasis alış veriş merkezi nispeten canlı.

Buna rağmen, yılbaşı öncesi olmasına rağmen OASİS eski kalabalığında değil.

Belki de havanın soğukluğundan, alış veriş, eğlence ya da yemek yemeyi düşünenler tercihlerini kapalı ve sıcak AVM’lerden yana yapmış.

OASİS’i ziyaret edenler, mağazalara girmek yerine dolaşmayı tercih ediyor.

Aynı görüntü; diğer AVM’lerde de var.

Yani; mağazalara giren müşteri sayısı çok az.

İşsizlik yetmez gibi dükkan kiralarının döviz üzerinden ödenmesi, mağaza sahiplerini zor durumda bırakmış.

İlginç olan; dövizin bir ayda yüzde 25 değer kazanmasını AVM yöneticilerinin görmezden gelmesi.

Onların tek düşüncesi; su akarken kovayı doldurmak.

Böyle olduğu için de;

Dövizi bir yerde sabitlemeyi.

Kiraları TL’ye çevirmeyi düşünmüyorlar.

Mağaza sahipleri ise; AVM yöneticilerinin vurdum duymaz tavrından rahatsız.

Yalıkavak Marina’da olduğu gibi üç ay iş yapan dükkanların durumu daha da zor.

Büyük firmalar küçülmeye başlarken.

Dayanma gücü olmayan mağazalar kapanıyor.

AVM yönetimleri ile mağaza sahipleri arasındaki kira tartışmalarının mahkemeye taşındığı konuşuluyor.

Dövizdeki artışın 2017 yılında da devam etmesi halinde sadece mağazaların değil, AVM yöneticilerini de işi zor.

AVM’lere giriş azaldıkça, dövizdeki artış sürdükçe mağazalar astronomik kiraları ödemekte güçlük çekecek.

Belki de ödeyemeyecek.

Xxxxx

“En iyi iş yemek işi” sözü, bu yıl geçerliliğini kaybetti.

Restoranların da işi zor.

AVM’lerdeki doluluk. restoranlara yansımıyor.

Buna rağmen, AVM’ler de iş yapar görünen dükkanlar fast food lar.

Diğerleri ise; kirayı zor çıkarıyor.

Gündoğan sahili, yaz aylarındaki canlılığını kaybetmiş.

Trafiğe kapalı alandaki restoranların çoğu kapalı.

Aynı görüntü; Bodrum’un diğer bölgeleri için de geçerli.

Xxxxxx

2017 yılı;

Geride hatırlamak istemediğimiz çöküntüler bıraktı.

Dileriz 2018;

Beklentilerin tersine;

Herkes için,

Ulusumuz için,

Mutluluk,

Huzur,

Başarı,

Sağlık…dolu bir yıl olur.

leave a reply