Uzun, soğuk, ıslak ve karanlık kış ayları geride kaldı.
Karda, çiçek açan,
Fırtınaları umursamayan,
Başına buyruk, kendine hoyrat bademler baharı müjdeliyor..
Güneş ile flört eden yaprakları ışık saçıyor.
Öylesine canlı, enerjik bir ışıktır ki, bakanı hipnotize ediyor.
Gerçek aşkın, koşulsuz sevginin, umudun , şefkat tadında himayenin renklerini yansıtıyor.
Renk bükücü badem; doğanın romantizmine uyum sağlamak için gökkuşağı renklerini büküyor.
Güneşin duygusal tacizini hafifletmek için beyaza bürünüyor.
Saf, masum, tamamlayıcı bir görüntü sergilerken öylesine şeffaftır ki, kendini yalnız hissediyor.
Duygularımızın, baharın tarifi, kırmızı ve beyazdan olma pembe renk giyindiğinde doğayı, neşe, heyecan, mutluluk sarıyor.
Pembe; olmayan bir renktir.
Işığın gözümüze ulaşması ile ortaya çıkan bir algıdır.
Gerçekte bademi hayalimizdeki pempenin her tonu ile biz giydiririz.
Birileri, defileye çıkar gibi renk değiştirdiği için onu şeftali, elma, erik…zannetse de
O hep bademdir.
İlk çiçek açan,
Baharın  müjdecisidir.
On binler,
tembelliğin ağır yükünden kurtulmak,
kapalı odaların pas kokularından arınmak,
badem çiçeklerinin seyrine dalıp, limon çiçeği kokuları ile sarhoş olmak için evlerinden çıkıp,
“Acı Ot Festivali” ne koştular.
Sevgi,
Saygı,
Lezzet,
Hizmet,
Güleryüz, on binleri kenetledi.
Bodrum, böyle bir coşku görmedi.
Caddeler, yiyecek, içecek, çiçek sergilerine  dar geldi.
Ortakent,  Bodrum’un en büyük açık hava restoranındaki lezzet şöleni ile Türkiye’yi salladı.
750 den fazla stantın kurulduğu, insanla otun, kültürle  mutfağın kaynaştığı, adını, yöresel acı ottan alan “Acı Ot Festivali”nde unutulması mümkün olmayan tatlı bir şölen yaşandı.
Bir ot cenneti olan Bodrum’da her mevsin yeni bir ot eklenir mutfaklara.
Dünyada yenilebilir ot cinsi 2500 iken, Bodrum da tespit edilen yararlı bitki sayısı 350’dir.
Bodrum mutfağında otların, özellikle de yağda kavrularak üzerine yumurta kırılıp, kırmızı biber eklenerek yenilen “Acı Ot”un ayrı bir yeri vardır.
 
Arap saçı, baldıran, köremen, radika, hardal otu, kazyak, gelincik, turpotu, ada marulu ebegümeci, ısırgan, hindiba, tilkişen  … her tezgahta, kolay bulunan otlar.
Festivalin en havalı otu ise; hiç şüphesiz belki de İstanbul’da  “Şevketi Bostan” olarak nam salan kenker’di.
Ege’de otlar ile tek gerçek vardır; hayvanların yediği her ot yenir.
Çiçek kokusu , meşe odunu , gözleme kokularının harman olduğu festivalde Lokum pilavı, keşkek, deli kenker dolması, külür, çetimek pidesi, havanda incir, mart mantarı kavurması, sakızdırık köftesi, labada dolması su böreği gibi yemeklerin yanı sıra deniz ürünlerinden yapılan ahtapot pilavı gibi özel lezzetler, ekmekler, gözlemeler, sütlü, şerbetli  tatlılar sunuldu misafirlere.
Yardımlaşma ve kaynaşmanın yakınlaştırdığı  on binler, piknik havası içinde baktılar lezzetlerin tadına.
Ağızlar hiç boş durmadı.
Değişik lezzette kabak tatlısı, katmer, incir ve süt  tatlıları şölene katılanların mutluluğunu artırdı.
Turistler, yöresel kıyafetli kadınların hamur açıp, kızgın saça gözleme sürmelerini huşu içinde izleyip, bol fotoğraf çektiler.
Sürekli, serçe parmağı kalınlığındaki zeytinyağlı yaprak ve lahana dolmaları atıştırıldı, gözleme ve börekler yenildi,  eve götürmek için paketletildi.
“Acı Ot Festivali”ne sadece Bodrum’lular katılmadı.
İstanbul, Antalya, Denizli, Muğla, Aydın, Isparta, Burdur ….illerden turlar  ziyaretçi taşıdı.
Geçen yıl 23 bin kişinin ziyaret ettiği festivale bu yıl 50 binin üzerinde ziyaretçi geldi.
Bademlerin beyaz-pembe görsel şöleni eşliğinde sunulan” Acı Ot Festivali”nin mimarı OYDER Başkanı Ahmet Aras.
Uzun yıllar düşünülen.
Tasarlanan.
Birlik olunamadığı, yerel yöneticilerin “Ne gerek var” diye umursamadığı.
Halkın gönlündeki festivali, Türkiye çapında üne kavuşturan ve kış ayında Bodrum’a turist çekmeyi başaran OYDER oldu.
OYDER Başkanı Ahmet Aras, daha önce de söylediğim gibi proje insanı.
Ve de CHP’nin Bodrum Belediye Başkan adayı.
Yarışa çok geç başladı.
Hızla yol alıyor.
Halka vaat vermiyor.
Bodrum’u, yeşil-mavi dokusunu bozmadan turizmde Türkiye’nin ve dünyanın incisi yapacak projeleri anlatıyor.
Büyüklerimizin dediği gibi;
Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.
Ahmet Aras; Baharda ap ak, beyaza bürünen,
Şeffaf,
Badem ağacını örnek almış.
Ortakent’te düzenlenen  “Acı Ot Festivali”,  Ahmet Aras için küçük bir referans…
Belediye başkanı seçilmesi halinde neler yapabileceğinin bir göstergesi.
“Acı Ot Festivali”ni gezenlerin ortak bir dileği var;
“Festival, yılda bir defa değil, her ay, her beldede yapılsın.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here