bodrum olay android uygulama
bodrum olay android uygulama
Bodrum Olay | Bodrum Haber, Bodrum Kültür, Bodrum Magazin, Bodrum Siyaset, Bodrum Spor, Bodrum Cemiyet, Bodrum Son Dakika Haberleri

3’üncü kişi tazminatı kaldırıldı mı? Hiç mi var olmadı?

Arabulucu & Av. Nazlı Aydoğan

Nazlı Aydoğan, 1999 yılında İzmir 60. yıl Anadolu Lisesi’nden mezun olarak Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimine başlamıştır. 2004 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Programını, “Deniz Taşımalarında Taşıyanın Kusur Derecesinin Tazminata Etkisi” konulu tezi ile tamamlamıştır. Halen Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İşletme Doktorası eğitimine devam etmekte ve Muğla-Bodrum'da Avukatlık ve Arabuluculuk faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.

Başlığa bakıp da üçüncü kişi tazminatı da nedir diye düşünebilirsiniz. Çünkü 3’üncü kişi tazminatı aslında bizim hukukumuzda hiç olmadığı için, ismi de, içeriği de bilinen bir hukuki olgu değildi. Ancak, yüksek mahkemenin bir, iki yıllık dönemde, farklı  hukuk dairelerinden farklı kararların, karar gerekçelerinin ve hukuki dayanakların yer aldığı birkaç emsal karar çerçevesinde medyanın da konunun üzerine gitmesi ile yer buldu.

Sanki öteden beri var olan bir hakmış gibi algılanmasına neden olunan bir hukuki durum olarak gündeme getirildiğini düşünüyorum. Güncel olarak ise, aslında hiç var olmadığına dair, nihai olarak karar altına alındığından, var olduğuna dair bir sanrı olmaması için bu yazımda, bu konuya değinmek istedim.

3’üncü kişi tazminatı, evli olduğunu bildiği kişi ile evlilik dışı ilişki yaşayan 3’üncü kişiden, aldatılan eşin manevi tazminat talebidir.

3’üncü kişi tazminatı olarak adlandırılmasının nedeni evlilik ilişkisinin dışında bir 3’üncü kişiden tazminatın talep edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Aldatılan eş; kendi eşinden değil, eşi ile birlikte olan kişiden tazminat talep etmektedir. Yani evlilik akdinin tarafı olmayan bir kişinin eyleminden kaynaklı olarak manevi tazminat istenmektedir. Bu talep, manevi dünyasındaki üzüntü, aldatılmaktan kaynaklı olarak rencide olma, toplum önünde küçük düşmüş olma durumlarının tümünü kapsayan bir durumdur.

Bu manevi dünyadaki sarsılmanın nedenini, 3’üncü kişi kabul edip, 3’üncü kişi ile muhatap olmak, benim hukuki anlayışıma başından beri doğru gelmemişti. Çünkü kabul etmek gerekir ki, hukuki ilişkilerde, -ki evlilik de bir akit olduğundan buna dahildir- taraflar hukuki ilişkide bulunduğu şahıs ile muhataptırlar.

Neredeyse, evli olmayan ancak uzun süredir birliktelik yaşayan ve bunu toplumsal ve dinsel dayanaklarla evlilik olarak beyan eden kişilerin de aldatıldığında 3’üncü kişilerden tazminat talep etmesinden, evliliğin dağılması ile çiftlerin köpeğinin mağdur olduğundan bahisle evcil hayvan adına 3’üncü kişiden tazminat talep edildiğini dahi, Yargıtay’ın kısa süreli uygulamasında hayretle gözlemledik. Bu tazminat türünün kaynağı Anglo Amerikan hukukudur. Tazminat hukukunun çok çeşitli kaynaklarını ve dayanaklarını bulabileceğimiz Anglo Amerikan hukukundan, bizim uygulamamıza transfer olduğunda bu hukuki olgu, amacından oldukça sapmıştır.

Yüksek mahkeme, evli kişilerin ancak muhatabı olan eşleri ile aralarındaki evlilik akdinden kaynaklı olarak tazminat hakkı doğabileceğini evli kişilerin diğer kişilerle evlilik dışı ilişkilerinden eşin tazminat talep etmesinin hukuki olarak mümkün olmadığına, bir içtihadı birleştirme kararı vererek, konuya noktayı koydu. Dolayısıyla, evli olduğunu bilerek evli kişilerle birlikte olan (3.kişiler) aldatılan eşe tazminat ödemeyecekler, eşler ise evlilik akdinden kaynaklı olarak sözleşme ile bağlı olduklarından dolayı birbirlerine ancak boşanma halinde tazminat ödemeye devam edecekler. Böylece; yukarıda değinilen kaotik ve dayanaksız taleplerin de ortaya çıkması engellenmiş olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Sizden Gelen Yorumlar
Döviz Bilgileri
DOLAR 5,7352
EURO 6,3692
ALTIN 274,3
BIST 99.838